Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/3671 E. 2016/3406 K. 08.03.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3671
KARAR NO : 2016/3406
KARAR TARİHİ : 08.03.2016

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz
Davacı vekili dilekçesinde; davalı idare tarafından, müvekkili olan davacının kaçak su kullandığı gerekçesi ile 4.500 TL tutarında kaçak su bedeli tahakkuk ettirildiğini, ancak davacının kaçak kullanımının söz konusu olmadığını ileri sürerek, 4500 TL tutarındaki tahakkuktan sorumlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının kaçak kullanımının sabit olduğunu, yapılan tahakkukun da mevzuata uygun olduğunu bildirerek, davanın reddini istemiştir.
Dosyada mevcut bilirkişi raporunda; “..taban zemininin kırılması sonucu yapılan incelemede binaya gelen ana su borusu, su sayacına uluşmadan önce, T borusu bağlantısı yapılmak suretiyle kaçak su hattının döşendiğinin tespit edildiği, kaçak su hattı bulunan yerlerde, zemin seramiğinde bir değişikliğin yapılmadığı, taşınmazın en çok kullanılan bölümlerinde kaçak kullanımın söz konusu olmadığı..” belirtilmiştir.
Mahkemece bilirkişi raporu esas alnarak davanın kabulü ile, davacının kaçak bedelinden sorumlu olmadığının tespitine karar verilmiş, verilen bu hüküm süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, su aboneliği nedeniyle ödenmeyen kaçak bedeline ilişkin menfi talebi olup, aboneliğin davacı adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır.
Abonelik iptal edilmediği sürece, aboneliğe ilişkin tüketim bedellerinden davacı abone sorumludur.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, kaçak kullanımın olduğu, ancak bu kaçağı davacının yapmadığı belirtilse de, bu durum abonelik sözleşmesindeki sorumluluğu ortadan kaldırmaz.
O halde aboneliğe ait tüketim bedelleri nedeniyle davacı abonenin sorumlu olduğu miktar belirlenerek su bedeliyle ilgili alınacak bilirkişi raporu doğrultusunda bir hüküm kurulması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme sonucu yazılı şekilde davanın kabulüne dair hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 08.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.