YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3973
KARAR NO : 2016/1337
KARAR TARİHİ : 09.02.2016
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dilekçesinde;davacının 25.10.2013 tarihinde işyerine getirilen davalıya ait hasarlı aracın tamiratını yaptığını, bu tamirat kapsamında aracın bazı parçalarını onardığını,bazılarının ise yedek parçalarını dışarıdan temin ederek aracı kaza öncesi haline getirerek davalıya teslim ettiğini, yaptığı tamiratın bedeli olarak talep ettiği 3.540 TL’nin davalı tarafça ödenmediğini, bu nedenle davalı hakkında icra takibi yaptığını, davalının takibe itiraz etmesi nedeniyle takibin durduğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına ve %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ile söz konusu aracın tamiratına ilişkin anlaşma yapmadıklarını, araca yolcu olarak aldığı öğrencilere hasımlarının saldırması nedeniyle aracın zarar gördüğünü, öğrencilerin zararı gidereceklerini söylemeleri nedeniyle öğrencilerden birinin yakınının yönlendirdiği yer olan davacının işyerine gittiğini, bu nedenle davacının ödeme konusundaki muhatabının dava dışı … olduğunu savunarak,davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile, … İcra Müdürlüğü’nün 2014/991 Esas sayılı dosyasında 3.421,50 TL’lik bölüm yönünden davalının itirazının iptaline,bu bölüm yönünden takibin devamına; asıl alacağın (3.421,50 TL) %20’si oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre,davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, İİK. 67/2.maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının dava ederek haklı çıkması zorunludur. Borçlunun kötüniyetle itiraz etmiş olması yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı alacağın likit ve belli olması gerekir. Borçlu, yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve belli olduğunun kabulü gerekir. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir.
Alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi için, mahkemenin borçlunun ödeme emrine karşı yapmış olduğu itirazın haksız olduğuna karar vermesi gerekir. Borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmesi ile takip tarihine göre itiraz olunan alacağın likid (muayyen)-belirli olup olmadığına bakmak gerekir. Likit alacaklarda alacak miktarı belirlidir. Borçlu tarafından alacağın gerçek miktarını belirlemek için bütün unsurlar bilinmekte veya bilinebilecek durumdadır. İİK 67/2.madde hükmünün amacı, borçlu olduğu miktarı bilebilecek veya bilebilecek durumda olan borçlunun icra takibine konu alacağın varlığına haksız olarak itiraz etmesini önlemektir. İş bedeli taraflarca sözleşme de kararlaştırılmayıp, yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda B.K.’nun 366. (TBK 481.) maddesine göre belirlendiğinden likit bir alacaktan söz edilemez.
Somut olayda; davalı aleyhine icra takibi 3.540 TL asıl alacak üzerinden yapılmış, mahkemece yapılan yargılama neticesinde alınan bilirkişi raporu doğrultusunda itirazın kısmen iptali ile takibin 3.421,50 TL asıl alacak yönünden devamına karar verilmiş, alacağın varlığı ve miktarı ise toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporundaki hesaplamalar sonucu saptanmış olmakla,alacak likit kabul edilemeyeceğinden İcra İflas Kanunu’nun 67/2. maddesi uyarınca davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi usul ve yasaya uygun görülmemiş ise de, bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden bu yöne ilişkin temyiz itirazının kabulü ile, hükmün 3.maddesinde yazılı bulunan ”Asıl alacağın (3.421,50 TL) %20’si oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine” ifadelerinin çıkartılarak yerine ”Davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine” ifadelerinin eklenmesi suretiyle hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 09.02.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.