YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/5284
KARAR NO : 2016/5111
KARAR TARİHİ : 04.04.2016
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK(TÜKETİCİ) MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki Tüketici Hakem Heyeti Kararının İptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dilekçesinde; davalı elektrik abonesi tarafından dönem faturalarında kayıp/kaçak bedeli tahakkuk ettirildiği gerekçesiyle Tüketici Sorunları Hakem Heyetine başvurulduğunu, hakem heyetince tüketicinin talebinin kabulü ile 346,37 TL nin tüketiciye iadesine karar verildiğini, bu kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek,…Kaymakamlığı Tüketici Sorunları Hakem Heyeti Başkanlığı’nın 13.03.2013 tarih ve 257 nolu kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece; davaya konu hakem heyeti kararının davacı yana 20.03.2013 tarihinde tebliğ edildiği, itirazın ise yasal süre geçtikten sonra 21.05.2013 tarihinde yapıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, elektrik abonelerinden tahsil edilen kaçak kayıp bedeli hakkında verilen tüketici sorunları hakem heyeti kararının itirazen iptali istemine ilişkindir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un, “Tüketici Sorunları Hakem Heyeti” başlıklı 22. maddesinin 5. fıkrasında; “Değeri beşyüz milyon liranın altında bulunan uyuşmazlıklarda tüketici sorunları hakem heyetlerine başvuru zorunludur. Bu uyuşmazlıklarda heyetin vereceği kararlar tarafları bağlar. Bu kararlar İcra ve İflas Kanununun ilamların yerine getirilmesi hakkındaki hükümlerine göre yerine getirilir. Taraflar bu kararlara karşı onbeş gün içinde tüketici mahkemesine itiraz edebilirler. İtiraz, tüketici sorunları hakem heyeti kararının icrasını durdurmaz. Ancak, talep edilmesi şartıyla hakim, tüketici sorunları hakem heyeti kararının icrasını tedbir yoluyla durdurabilir. Tüketici sorunları hakem heyeti kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine tüketici mahkemesinin vereceği karar kesindir.” denilmiştir.
Aynı maddenin 6.fıkrasında ise; “Değeri beşyüz milyon lira ve üstündeki uyuşmazlıklarda tüketici sorunları hakem heyetlerinin verecekleri kararlar, tüketici mahkemelerinde delil olarak ileri sürülebilir. Kararların bağlayıcı veya delil olacağına ilişkin parasal sınırlar her yılın Ekim ayı sonunda .. . Fiyatları Endeksinde meydana gelen yıllık ortalama fiyat artışı oranında artar. Bu durum, B..a her yıl Aralık ayı içinde Resmi Gazetede ilan edilir.” hükmüne yer verilmiştir.
Madde metninden, Tüketici Sorunları Hakem Heyetlerinin ancak değeri “beşyüzmilyon liranın altında” bulunan uyuşmazlıklar için vereceği kararlara karşı onbeş gün içerisinde tüketici mahkemesinde itiraz edilebileceği, itiraz üzerine mahkemece verilecek kararın kesin olduğu, bu miktarı aşan uyuşmazlıklarda ise Tüketici Sorunları Hakem Heyetlerinin vereceği kararların tüketici mahkemelerinde sadece delil olarak ileri sürülebileceği açıkça anlaşılmaktadır.
Davaya konu edilen kararda, kayıp/kaçak adı altında alınan bedelin davalıya iadesine karar verilmiştir. Verilen bu karara yapılan itiraz, aynı zamanda kayıp/kaçak bedelinin yürürlükteki mevzuat hükümlerine uygun olduğu yönünde tespit istemini de içerdiğinden, taraflar arasındaki abonelik sözleşmesi nedeniyle ileriki dönemlere de etkilidir. Diğer bir anlatımla, böyle bir davada verilen karar, konu ile ilgili mevzuat hükümlerinin ileriye dönük uygulanıp uygulanmaması yönünde de sonuç doğuracağından, hakem heyeti kararının kesin olduğundan söz etmek mümkün değildir.
Bu durumda, anılan Kanun’un 22.maddenin 6. fıkrası gereğince hakem heyeti kararı yargılamada delil niteliğinde olup, uyuşmazlık hakkında genel hükümlerdeki sürelere tabi olarak dava açılabilecektir(Aynı ilkeler Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24.04.2013 gün ve 2012/13-1229 E. 2013/577 K. , 21.05.2014 günlü ve 2013/7-2454 E. 2014/679 K. sayılı kararlarında da benimsenmiştir.).
O halde, mahkemece; davanın yasal süresi içerisinde açıldığı gözetilerek, uyuşmazlığın esasının incelenmesi ve ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ. Yukarıda açıklanan ilke ve esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, davacı tarafın temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 04.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.