YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/5626
KARAR NO : 2015/13642
KARAR TARİHİ : 07.09.2015
MAHKEMESİ : YEŞİLOVA ASLİYE HUKUK (AİLE) MAHKEMESİ
TARİHİ : 16/12/2014
NUMARASI : 2013/92-2014/123
Taraflar arasındaki tedbir nafakası davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı dava dilekçesinde; davalının, kendisine şiddet uyguladığını, hakaret ve küfür ettiğini, evin geçimini sağlamadığını, 1300 TL emekli maaşı ve 600-700 TL. civarında ek geliri olduğunu, kazandığı parayı bar ve pavyon türü yerlerde harcadığını, tarafların aynı evde iki yabancı gibi yaşadıklarını, ayrı odalarda kaldıklarını belirterek, aylık 400,00 TL tedbir nafakasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde; davacının iddialarının doğru olmadığını, davacı ile aynı evde yaşadıklarını, maaşını evin masraflarına harcadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davacının davalı ile aynı evde yaşaması, davalının müşterek hanenin ihtiyaçlarını karşılaması gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm süresi içerisinde davacı tarafından temyiz edilmiştir.
TMK’nın 196/1 maddesi gereğince; eşler birlikte yaşarken de ailenin geçimi için her birinin yapacağı parasal katkının belirlenmesini mahkemeden talep edebilirler.
Somut olayda; davacı aynı evde birlikte yaşamalarına rağmen davalı eşinden şiddet gördüğü, hakarete uğradığı ve ortak giderlere katkıda bulunmadığı iddiasına dayalı olarak tedbir nafakası talebinde bulunmaktadır. Dosya kapsamında bulunan Yeşilova Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/52 Esas ve 2014/2 Karar sayılı ilamı ile davalının, davacı eşine karşı TCK’nun 125/1 maddesi gereğince hakaret suçundan 2 ay 15 gün hapis cezası, TCK’nun 106/2-a maddesi gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ve TCK’nun 86/3-a, e maddesi gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, bu cezaların TCK’nun 51/1 maddesi gereğince ertelenmesine karar verildiği ve 16/01/2014 tarihinde ilamın kesinleştiği görülmekle, davacının iddialarının ceza dosyası kapsamında ispatlanmış olduğunun kabulü ile davacı yararına tedbir nafakasına hükmolunmak gerekirken davanın reddi usul ve yasaya aykırıdır.
Tarafların sosyal ve ekonomik durumları incelendiğinde; davacının ev hanımı olduğu ve geliri bulunmadığı, davalının ise emekli, aylık 1.000,00 TL maaş aldığı, çiftçilikten gelir sağladığı görülmektedir.
O halde mahkemece; tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davacının geçimi için gerekli, davalının geliri ile orantılı olacak şekilde TMK.nun 4.maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak davacı için uygun miktarda tedbir nafakasına karar verilmesi gerekirken, tarafların aynı evde birlikte yaşadıklarından ve davalının tanık beyanlarına nazaran evin ihtiyaçlarını karşıladığından söz edilerek istemin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 07.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.