YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/5712
KARAR NO : 2016/6035
KARAR TARİHİ : 19.04.2016
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dilekçesinde;davacının zeytinyağı fabrikası çalıştırdığını,bu işyerindeki elektrik sayacının arızalı olabileceği şüphesi ile 18.10.2010 tarihinde davalıya başvurup kontrolünü istediğini, 20.10.2010 tarihinde davalı kurum yetkililerinin gelerek sayacı kontrol ettiklerini ve sayacın arızalı olduğunu belirleyerek tutanak düzenlediklerini, bu tutanakta sayaç mührünün olduğu ve mührün sağlam olduğunun belirtildiğini, bu sayacı 22.11.2010 tarihinde …’ye vererek incelenip rapor düzenlenmesini istediklerini, 21.12.2010 tarihli raporda sayacın aşırı gerilim nedeniyle yanık olduğu, sayaçta sayılı endeks değerlerine ulaşılamadığı ve doğru endeks tespiti için kıyaslama yapılması gerektiğinin belirtildiğini, ancak davalı kurum tarafından ilgili rapor sonucu beklenmeden 13.12.2010 tarihli ek tahakkuk ile 48.987,50 TL davacıya borç tahakkuk ettirildiğini, endeks okuma tarihinin ise 08.10.2010 tarihi olup davalı kurumun davacının işyerine ilişkin olarak son fatura tarihinden iki yıl sonra inceleme yaparak davacının mağduriyetine neden olduğunu, davacının işyerinde davalı kurumun fatura ettiği kadar elektrik tüketimi olmasının mümkün olmadığını belirterek, davalı kurum tarafından fatura edilen bedelin iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının aslında sadece fabrika için aldığı abonelikten ilgili binanın elektrik ihtiyacını karşıladığından tüketiminin fazla olduğunu ve bu nedenle de kapasitiften cezaya girdiğini, davalı kurum tarafından yapılan kontrollerde sayacın bulunduğu binanın kapalı olması nedeniyle yaklaşık olarak üç yıl süre ile sayaç okuması yapılamadığını, bu nedenle de elektrik tüketimi ve ceza miktarının yükseldiğini,aktif ile kapasitif arasındaki farkın sayacın arızasına delil teşkil etmeyeceğini, davacının normal elektrik tüketiminin yanı sıra kapasitif cezası da olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece;davanın kısmen kabulü ile;dava konusu … nolu aboneliğin 13.02.2007-08.10.2010 dönemine ilişkin olarak tahakkuk ettirilen 49.305,90 TL borçtan dolayı davacının davalı kuruma 11.368,48 TL borçlu olduğunun (ek rapordaki tüketim bedeli olan 22.736,97 TL’nin üzerinden tarafların eşit kusuruna göre % 50 oranında indirim yapılmak suretiyle bulunan miktar), bunun dışındaki miktar olan 37.937,47 TL için ise borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş,hüküm süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; davalı kurum tarafından davacıya tahakkuk ettirilen elektrik tüketim bedeline ilişkin menfi tespit istemlidir.
Somut olayda;davacının davalı kurumun ticarethane-büro tarifesinden elektrik abonesi olduğu, taraflar arasındaki abonelik sözleşmesinin 19.07.1985 tarihinde akdedildiği, davalı dönemde kullanılan sayacın üç fazlı kombi sayaç olduğu, bu sayacın 23.08.2004 tarihinde sıfır endeksli olarak takıldığı ve abonelikte nizalı dönem öncesinde sayaç değişimi yapılmadığı, yine aboneliğe ait tüketim ekstreleri incelendiğinde ise davalı dönem öncesinde abonelikte düzenli sayaç okumalarının yapılmadığı ve davacı aboneye düzenli olarak tüketim faturası tahakkuk ettirilmediği ve nizalı dönem öncesinde en son sayaç okumasının ise 13.07.2007 tarihinde yapıldığı, bu tarih sonrasında ise uzun bir süre sayaç okumasının yapılmadığı, bu tarih sonrasında 08.10.2010 tarihinde sayaç okumasının yapıldığı, bu okuma sonrasında davacı abone tarafından tarafına tahakkuk ettirilen faturanın yüksek olduğu yönündeki itirazı sonrasında 20.10.2010 tarihinde sayacın söküldüğü anlaşılmaktadır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi heyet raporunda ise davaya konu aboneliğe ilişkin olarak nizalı dönem olarak 13.12.2007 ile 20.10.2010 tarihleri arasındaki elektrik tüketimlerinin aktif ve kapasitif tüketim olarak ayrı ayrı belirlendiği, buna göre davacı abonenin aktif tüketim bedelinin 22.736,97 TL, sayacın arızalı olması nedeniyle tüketim kaydı yapılamayan 08.10.2010 ile 20.10.2010 tarihleri arasındaki aktif tüketim bedelinin (endeks esaslı olmayan ek tahakkuk bedeli) 286,97 TL, 13.12.2007 ile 08.10.2010 tarihleri arasındaki kapasitif tüketim bedelinin ise 24.090,97 TL olmak üzere nizalı döneme ilişkin aktif, kapasitif ve endeks esaslı olmayan tahakkuk tutarları toplamının 47.114,91 TL olarak belirlendiği, mahkemece 24.01.2014 tarihli ek bilirkişi raporunda belirtilen 22.736,97 TL’lik aktif tüketim bedelinin tarafların eşit kusur durumu nazara alınarak %50 oranında indirim yapılmak suretiyle bulunan miktar olan 11.368,48 TL’lik kısımdan davacının davalı kuruma borçlu olduğunun ,bunun dışındaki 37.937,47 TL’lik kısımdan ise borçlu olmadığının tespitine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Ne var ki mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirlenen 22.736,97 TL’lik aktif tüketim bedeli yönünden davacının davalı kuruma borçlu olduğu,geriye kalan kısım yönünden ise davalı kuruma borçlu olmadığının kabulü gerekirken,eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile belirlenen söz konusu aktif tüketim bedeli üzerinden %50 indirim yapılması doğru görülmemiştir.
Hal böyle olunca mahkemece;hükme esas alınan bilirkişi raporunda aktif tüketim bedeli olarak belirlenen 22.736,97 TL’lik kısım yönünden davacının davalı kuruma borçlu olduğu, geriye kalan kısım yönünden ise borçlu bulunmadığına karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmişir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 19.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.