YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/6151
KARAR NO : 2016/5410
KARAR TARİHİ : 07.04.2016
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK(TİCARET) MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın ana para yönünden konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığından faiz yönünden reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkili şirketin…’da 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu kapsamında olan “Grand Kaptan” ve “..” adında iki oteli olduğunu, bu otellere ilişkin taraflar arasında imzalanan birden fazla abonelik sözleşmesi bulunduğunu, davalı şirket tarafından sanayi tarifesi üzerinden elektrik bedeli belirlenmesi gerekirken, yüksek tarifenin esas alındığını ve davacıdan fazla tahsilat yapıldığını ileri sürerek, davacının ihtirazi kayıt ile ödemiş olduğu bu bedelden borçlu olmadığının tespiti ile, 16.552,70 TL’nin reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde verilen kararın davacı tarafça temyizi üzerine Dairemizin 2014/3471 Esas- 2014/8414 Karar sayılı ilamı ile; “… uyuşmazlığın çözümünün Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevi içerisinde kaldığından bahisle görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, esas hakkında karar verilmiş olmasından…” dolayı bozma kararı verilmiş, mahkemece usul ve yasaya uygun olan bozma ilamına uyularak, ana para açısından dava konusuz kaldığından karar verilmesine gerek olmadığı, faiz alacağı ve ödenmediği söylenen miktar açısından davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı tarafın tüm, davacı tarafın ise aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
BK.101/1. maddesi uyarınca muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Bu nedenle, gecikme faizi yürümesi için borçlunun yani haksız mal edinenin ya bir ihtar ile ya da aleyhine bir dava açılmak suretiyle temerrüde düşürülmesi gerekir.
Somut olaya gelince; davacı, davalıyı davadan önce temerrüde düşürmemiş olup; davanın açılmasıyla davalı temerrüde düşmüştür. Bu nedenle, davacı lehine ” dava tarihi ile ödeme tarihi arasında işlemiş reeskont faizine ” hükmedilmesi gerekirken, davacının faiz talebinin yersiz gerekçelerle reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Ancak, bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden davacı tarafın bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 2. bendinde yer alan “Faize yönelik talebin reddine” ifadesi çıkartılarak yerine “dava tarihi ile ödeme tarihi arasında işlemiş reeskont faizinin davalıdan tahsiline” sözlerinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 07.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.