YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/6336
KARAR NO : 2016/5206
KARAR TARİHİ : 05.04.2016
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacılar vekili dilekçesinde özetle;tarafların murisinin 11.10.2010 tarihinde vefat ettiğini,davacı …’nin depo şeklinde teslim aldığı bodrum kattaki daireyi 2000-2005 yılları arasında düzenleyerek daire haline getirip burada 2010 yılı Nisan ayına kadar ikamet ettiğini,sonrasında ise bu daireden taşındığını,davacı …’ın ise babasına bakmak için emekliye ayrılıp murise ait oturulamayacak halde bulunan zemin kata ve binanın tamamına zorunlu ve faydalı masraflar yaparak bu daireyi oturulur hale getirdiğini ve burada ikamet etmeye başladığını,murisin ölümü ile davalıların da ilgili taşınmazda veraseten hak sahibi olduklarını,davalılardan davacıların yaptıkları binanın değerini arttırıcı zorunlu ve faydalı masraflara ilişkin olarak talepte bulunmalarına rağmen davalıların hisselerine düşen bedelleri ödemekten kaçındıklarını,bu nedenle davalılardan .. gönderilen … 3.Noterliği’nin 13.10.2011 ve 21.10.2011 tarihli ihtarname cevaplarında zorunlu ve faydalı masrafların tahsilinin talep edildiğini,ancak davalılar tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek,davanın kabulü ile davacılardan .. için toplam 9.361,00 TL’nin ihtar tarihi olan 13.10.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan dilekçelerinde belirttikleri hisseleri oranında tahsilini;davacılardan Sevgi için ise toplam 4.536,00 TL’nin ihtar tarihi olan 21.10.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan dilekçelerinde belirttikleri hisseleri oranında tahsilini talep ve dava etmiştir.
Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde;davalılardan .. yönünden derdest boşanma davasının sonucunun bekletici mesele yapılması gerektiğini,davacıların murise ait binada faydalı ve zorunlu masraf yapmadıklarını,kira vermeden söz konusu dairelerde ikamet ettiklerini,davacı …’ın ilgili dükkanı halen kira vermeden çalıştırmaya devam ettiğini;davalılardan.. yönünden ileri sürdükleri iddiaların asılsız olduğunu,davalı …’un söz konusu taşınmazı emekli ikramiyesi ile aldığını ve daha sonra da burayı sattığını;davalı … ve Türkan yönünden de davacıların iddialarının asılsız olduğunu savunarak,davanın reddini istemiştir.
Mahkemece;davanın kısmen kabulü ile;davacı … için davalı …’den 2.957,50 TL,davalı …’tan 1.774,50 TL,davalı …’dan 1.774,50 TL,davalı … 07.02.2012 tarihinde vefat ettiğinden eşi .. 443,62 TL,çocukları .. ayrı ayrı 332,70’er TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine,fazlaya ilişkin talebin reddine;davacı … için davalı …’den 1.620,00 TL,davalı …’tan 972,00 TL,davalı …’dan 972,00 TL,davalı … 027.02.2012 tarihinde vefat ettiğinden eş..TL,çocukları .. ayrı ayrı 182,25’er TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine,fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş,hüküm süresi içinde bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre bir kısım davalılar vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Somut olayda, davaya konu taşınmazlara ilişkin davacılar tarafından yapılan imalat ve onarımların bedelinin sebepsiz zenginleşme kurallarına göre davalılardan tahsili talep edilmektedir.
Davada, dava konusu taşınmaza davacılar tarafından yapılan faydalı ve zorunlu masrafların tamamının sebepsiz zenginleşme kurallarına göre davalılardan tahsili talep edilmektedir.
Uyuşmazlık, taşınmazın davacılar tarafından dava tarihine kadar kullanılıp kullanılmadığı ve iade borcunun kapsamı noktasında toplanmaktadır.
02.02.1991 gün, 1990/1 E-1991/1 K.sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında vurgulandığı gibi, iade borcunun kapsamını belirleme de öncelikle fakirleşme ve zenginleşme zamanının tespit edilmesi gerekir. Uyuşmazlık konusu olayda olduğu gibi dava tarihinden çok önce yapılan ve davacı tarafından kullanılarak yararlanılan giderler nedeniyle, sebepsiz zenginleşme borçlusunun (davalıların) bu giderlerin yapıldığı tarihte ekonomik açıdan zenginleştiği, yapanın ise o anda fakirleştiği kabul edilemez. Sebepsiz zenginleşme nedeniyle iade isteminde bulunabilmek için bir tarafın malvarlığının diğer tarafın mal varlığı aleyhine çoğalması gerekir. Bu azalma ve çoğalmanın dava konusu taşınmazın davacılar tarafından davalılara teslim edildiği tarihte gerçekleştiğinin kabulü zorunludur.
Buna göre, giderlerin yapıldığı tarih itibariyle değil, taşınmazların fiilen davalılara teslim edildiği gün itibariyle sebepsiz zenginleşme miktarı iade anındaki değeri gözetilerek belirlenmelidir.
Somut olayda;davacılardan …’ın zilyetliğinde bulunan zemin kattaki daireyi ve ilgili dükkanı halen kullanmaya devam ettiği mahallinde icra edilen keşif ve tarafların beyanlarından anlaşılmaktadır.Davacı … ilgili taşımazları halen kullanmakta olup ilgili taşınmazları iade etmeden yaptığı masrafları talep edemez.Bu nedenle davacılardan … yönünden ilgili taşınmazlardaki zilyetliği halen devam ettiğinden ve bu davacı yönünden davalıların zilyetliğine geçen bir imalat bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kısmen kabulü yönünde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Bundan ayrı olarak, davacı … yönünden ise, mahkemece hüküm altına alınan ve davalılar için ayrı ayrı belirlenen bedellere ilişkin olarak ise,mahkemece bilirkişi raporundan ayrılma gerekçeleri de açıklanmadan hükme esas alınan 20.05.2013 tarihli raporda davalılar için hisselerine isabet eden bedellerden farklı miktarlara hükmedilmesi de doğru görülmemiştir.
Hal böyle olunca mahkemece; yukarıda ifade edilen ilke ve esaslar gözetilerek, davacılardan …’ın kullanımında olan daire ve dükkanı fiilen kullanmaya devam ettiği gözetilerek bu davacı yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği; davacılardan ..yönünden ise hükme esas alınan 20.05.2013 tarihli bilirkişi raporundaki davalıların hisselerine isabet eden miktarlardan farklı miktarlara hükmedilmesi ve hükmedilen bu miktarlar yönünden bilirkişi raporundan ayrılma gerekçeleri belirtilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 05.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.