YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/6484
KARAR NO : 2015/14724
KARAR TARİHİ : 30.09.2015
MAHKEMESİ : SİNOP 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 20/01/2015
NUMARASI : 2014/261-2015/51
Taraflar arasındaki yardım nafakası davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı babanın ödemekte olduğu aylık 300TL iştirak nafakasının, davacının 18 yaşını ikmali ile davalının açtığı nafakanın kaldırılması davası ile ödenmesinin durdurulduğunu, davacının dava tarihi itibariyle dersane öğrencisi olup, üneversite sınavlarına hazırlandığını belirterek, aylık 500TL yardım nafakasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde; iştirak nafakasının kaldırılmasına karar verildiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davacının üniversite öğrencisi olduğu, eğitimine devam ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile aylık 300TL yardım nafakasının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
Dava, yardım nafakası talebine ilişkindir.
TMK.nun 328.maddesi gereğince, anne babanın bakım borcu, çocuğun ergin olmasına kadar devam eder. Ancak çocuk ergin olduğu halde eğitimi devam ediyorsa ana ve baba durum ve koşullarına göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde olmak üzere eğitimi sona erinceye kadar çocuğa bakmakla yükümlüdürler.
TMK.’nun 364/1.maddesinde; “herkes yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoyu ve alt soyu ile kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür”.
TMK.’nun 365/2 maddesinde; “dava, davacının geçinmesi için gerekli ve karşı tarafın mali gücüne uygun bir yardım isteminden ibarettir” düzenlemesi yer almaktadır.
Hukuk Genel Kurulunun 07.06.1998 tarih, 1998/656 E; 688 K.sayılı ilamında da; “…yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür (eğitim) gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanların yoksul kabul edilmesi gerektiği…” vurgulanmıştır.
Yardım nafakası, aile bireylerini yoksulluk ve düşkünlükten kurtarmaya ilişkin bir nevi sosyal yardımlaşma olup, ahlak kuralları ile geleneklerin zorunlu kıldığı bir ödevdir. Yardım nafakası isteyenin kusuru ile yardıma muhtaç duruma düşmüş olması, yükümlüyü borcundan kurtarmamaktadır. Aile bağlarının herhangi bir nedenle zayıflamış olması da yükümlülüğü ortadan kaldıran bir neden olarak düzenlenmemiştir. Bu nedenlerle kanun koyucu, yardım nafakasını kişinin ve toplumun vicdanına bırakmamış, kanuni bir ödev olarak düzenlemiştir.
Ne var ki; bunu vermekle yükümlü tutulacak kişilerin geçim sıkıntısına düşürülmemesi asıldır. Bunun için belirlenen nafakanın; davacının geçinmesi için gerekli, nafaka yükümlüsünün geliriyle orantılı olacak şekilde TMK.’nun 4.maddesindeki hakkaniyet ilkesi de gözetilerek takdir edilmesi gerekir.
Somut olayda; davacının, davalının kızı olduğu, Düzce Üniversitesi Kaynaşlı Meslek Yüksekokulu Harita ve Kadastro Bölümü öğrencisi olduğu, Düzce’de evde kaldığı, davalının ise belediyede kadrolu işçi olup, aylık 2.600 TL gelirinin bulunduğu, evli olduğu tespit edilmiştir.
Dava dışı annenin ekonomik sosyal durumu araştırılmaksızın nafaka miktarının belirlenmiş olması isabetli olmamıştır.
O halde, mahkemece yapılacak iş; dava dışı annenin ekonomik sosyal durumu araştırılarak, davacının giderleri ile nafaka yükümlüsünün geliriyle orantılı şekilde hakkaniyet ilkesi de gözetilerek, uygun bir nafakaya hükmetmek olmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 30.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.