Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/6501 E. 2015/10246 K. 04.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/6501
KARAR NO : 2015/10246
KARAR TARİHİ : 04.06.2015

MAHKEMESİ : KEMALPAŞA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 26/02/2014
NUMARASI : 2013/740-2014/109

Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin muris C…A…’nın mirasçısı olduğunu, murisin 12/03/2004 tarihinde Kemalpaşa 1. Noterliğinin 4118 yevmiye nolu vasiyetname ile K… U… … pafta … parsel sayılı taşınmazdaki hak ve hisselerini davalıya vasiyet ettiğini, davalının Kemalpaşa 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/2 Esas sayılı dosyası ile vasiyetin tenfizi davasını açtığını ve davanın derdest olduğunu, söz konusu vasiyetin murisin fesata uğratılarak yaşlılığının verdiği güçsüzlükten ve çaresizlikten faydalanılarak hile, baskı ve kandırmayla yaptırıldığını, ileri sürerek Kemalpaşa 1. Noterliğinin 12/03/2004 tarih ve …. yevmiye nolu vasiyetnamenin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; açılan davanın hak düşürücü zamanaşımı süresi içinde açılmadığını, öncelikle hak düşürücü süre yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, Kemalpaşa 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/2 Esas sayılı dosyasında davaya konu vasiyetname nedeni ile tapuya kayıt ve tescil davası bulunduğunu, bu dosyanın 11/05/2011 tarihli duruşma zaptında davalılardan F…G…, H.. İ.. ve Halil oğlu M…T… adına dava dilekçesinin tebliğ edildiğinin belirtildiği, yani davadan davacının haberinin olduğu, 29/02/2012 tarihli celsede davacının vasiyetnamenin iptaline ilişkin dava açmadığını beyan ettiğini, davacının saklı paylı mirasçı olmadığını, veraset ilamına göre davacının %1,08 miras payı olduğunu ve bunun çok cüzi bir değerde olduğunu, müvekkilinin kötü niyetli olmadığını belirterek, davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, Kemalpaşa 1. Noterliğinin 12/03/2004 tarih ve 4118 yevmiye nolu vasiyetnamesinin Kemalpaşa Sulh Hukuk Mahkemesinin 2005/267 Esas 2008/1006 Karar sayılı dosyası açıldığı, İptal davası açma hakkının, davacının tasarrufu, iptal sebebini ve kendisinin hak sahibi olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl ve her halde vasiyetnamelerde açılma tarihinin, diğer tasarruflarda mirasın geçmesi tarihinin üzerinden, iyiniyetli davalılara karşı on yıl, iyiniyetli olmayan davalılara karşı yirmi yıl geçmekle düşeceği, davacının vasiyetnamenin açıldığını Kemalpaşa Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2005/267 E.- 2008/1006 K. sayılı dosyasından kendisine yapılan tebligat ile haberdar olduktan sonra 1 yıllık süre içinde işbu davayı açmadığı, ayrıca Mahkemenin 2009/2 E. sayılı dosyası ile derdest olan aynı vasiyetnameye ilişkin tescil davasında da ölüme bağlı tasarrufun iptaline ilişkin defi yoluyla beyanda bulunmadığı, anılan dava bakımından ”takdir mahkemenindir” şeklinde beyanda bulunduğu, hakdüşürücü sürenin geçtiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Türk Medeni Kanunu’nun 559.maddesine göre; vasiyetnamenin iptali davasında 1 yıllık hak düşürücü süre davacının tasarrufu, iptal sebebini ve kendisinin hak sahibi olduğunu öğrendiği tarihten başlar. Gene aynı kanunun 571.maddesinde ise, dava açma hakkı, mirasçıların saklı paylarının zedelendiğini öğrendikleri tarihten itibaren 1 yıl ve her halde vasiyetnamelerde açılma tarihinin üzerinden 10 yıl geçmekle düşer.
Gerek iptal, gerekse tenkis davasının incelenebilmesi için öncelikle dava konusu vasiyetnamenin açılıp açılmadığı konusunda araştırma yapılmalıdır.
Vasiyetnamenin açılıp okunduğunun tesbit edilmesinin amacı, mirasçıları ve lehine kazandırma yapılan kişileri bilgilendirme ve yasal haklarını kullanmayı temine yönelik bir işlemdir.
Vasiyetname usulünce açılıp ilgililere tebliğ edilmeden TMK.nun 559. ve 571.maddesinde gösterilen 1 yıllık hak düşürücü süreler işlemeye başlamaz.
Somut olayda, Kemalpaşa 1. Noterliğinin 12/03/2004 tarih ve 4118 yevmiye nolu vasiyetnamesinin Kemalpaşa Sulh Hukuk Mahkemesinin 2005/267 Esas 2008/1006 Karar sayılı dosyası açıldığı anlaşılmıştır. Dosyanın incelenmesi sonucunda; iş bu davanın davacısına tebligat yapılmadığı, duruşmalara katılmadığı, vasiyetnamenin kendisine tebliğ edilmediği ayrıca söz konusu dosyanın kesinleşmediği anlaşılmaktadır.
Ayrıca, Mahkemenin 2009/2 E. sayılı dosyası ile derdest olan aynı vasiyetnameye ilişkin tescil davasında; davacı 29.02.2012 tarihli celsede “Ben vasiyetnamenin iptaline yönelik bir dava açmadım. Dava konusunda takdir mahkemenindir” şeklinde beyanda bulunmuş, 19.12.2012 tarihli celsede ise vasiyetnamenin açılmasından bilgisi olmadığını ifade etmiştir. Söz konusu vasiyetnamenin bu dosyada da davacıya tebliğine ilişkin bir kayıt bulunmamaktadır.

Davacıya usulüne uygun vasiyetname tebliğ edilmediği anlaşıldığından,davacının davasını kanundaki 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açtığı gözetilerek, yapılacak yargılama neticesinde hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 04.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.