YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/7215
KARAR NO : 2016/5435
KARAR TARİHİ : 07.04.2016
MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline düğün merasimi sırasında 25 adet bilezik, 30 adet çeyrek altın ve 7 adet cumhuriyet altını takıldığını, törenden sonra davalı ve annesinin bu ziynetleri müvekkilinin elinden zorla aldıklarını, bir daha iade etmediklerini belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak; ziynetlerin aynen iadesini, bunun mümkün olmaması halinde 10.000,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 10.04.2013 tarihli ıslah dilekçesiyle taleplerini 17.069,00 TL artırarak, 27.069,00 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; davanın kabulü ile 25 adet 22 ayar 10 gram-20 gram ağırlığında bilezik, 30 adet çeyrek altın, 7 adet tam altının (Cumhuriyet altını) aynen iadesine, bunun mümkün olmaması halinde altınların dava tarihi itibari ile belirlenen değerinin taleple bağlı kalınmak suretiyle 27.069,00 TL’nin, 10.000,00 TL’si için dava tarihinden (13/04/2011), kalan 17.069,00 TL’sinin ıslah tarihi olan 10.04.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde görülmeyerek reddedilmiştir.
Dava; ziynet eşyalarının aynen, bunun mümkün olmaması halinde bedelinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Bir hükmün neleri içermesi gerektiği HMK’nın 297.maddesinde tek tek sayılarak ayrıntılı biçimde gösterilmiştir. Buna göre hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Bu şekilde dava sonunda mahkemenin kimin lehine, kimin aleyhine karar verdiği, davacının talebinin ne kadarının kabul edildiği, davalının neye göre mahkum edildiği tereddütsüz şekilde anlaşılmalıdır.
Diğer taraftan, İİK’nın 24/4.maddesi gereğince; aynen iadeye karar verilmesi halinde iade edilecek eşyaların cinsi, niteliği, özellikleri, gram ağırlığı gibi özelliklerinin ayrıntılı belirtilmesi gerekir.
Biçim koşullarının getiriliş amacı, hükmün açıklığı ve anlaşılırlığı kadar infaz kabiliyetini de sağlamaktır. Aksi hâl, yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır ve dava içinden yeni davaların doğmasına neden olur.
Yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler gereğince ziynet eşyalarının aynen iadesine karar verilmişse, hüküm fıkrası açık olmalı, duraksama yaratmamalı, hükümde aynen iadesine karar verilen ziynetlerin gram ve ayarları açık olarak yazılmalıdır.
Somut olayda; hüküm kısmında aynen iadesi olmadığı taktirde bedelinin tahsiline karar verilen bileziklerin gramı ve değerleri ayrı ayrı gösterilmemiş, 25 adet 22 ayar 10 gram-20 gram ağırlığında bilezik denilmek suretiyle infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm tesis edilmiştir. Yine, 30 adet çeyrek altın ve 7 adet tam altının (Cumhuriyet altını) değerleri ayrı ayrı gösterilmemiştir.
Hal böyle olunca mahkemece; yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak hüküm altına alınan ziynet eşyalarının cins, nitelik, miktar ve değerlerinin hükümde ayrı ayrı gösterilmesi ve taraflara yüklenen borç ile tanınan hakkın infazda güçlük çıkarmayacak biçimde belirtilmesi gerekirken, infazda tereddüt yaratacak şekilde HMK’nın 297. maddesine aykırı hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 07.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.