Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/7542 E. 2016/7594 K. 12.05.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/7542
KARAR NO : 2016/7594
KARAR TARİHİ : 12.05.2016

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK(TÜKETİCİ) MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki muarazanın men’i davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı dava dilekçesinde; 5 yıldır ikamet ettiği meskenine 2011 yılında doğalgaz bağlantısını yaptırdığını ve 2013 yılına kadar kullandığını, 2013 yılında tapusunun garaj olduğu gerekçesiyle davalının aboneliğini iptal ettiğini, mağdur olduklarını ileri sürerek, aboneliğinin yeniden sağlanmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili dilekçesinde, davacının ikamet ettiği yapıya ilişkin tapu kayıtlarının bulunmadığını, ilgili evrakları tamamlaması için kendisine süre verildiğini, evrakları tamamlayacağına dair taahhütü olmasına rağmen gereğini yerine getirmediğini, tapu kayıtları olmayan bu yapıların kanunen kaçak yapı statüsünde olmasından dolayı gaz arzının sağlanmasının mümkün olmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, taraflar arasında doğalgaz abonelik sözleşmesi tesis edildiği, sözleşmeyi yapıp yapmamanın davalı insiyatifinde olduğu, davalı kurumun yapmış olduğu sözleşme ile davacıya ait daireye doğalgaz vermeyi taahhüt ettiği, davacının da gerekli tesisatı…normlarına uygun olarak çektirip, davalının da bu uygunluğu gördükten sonra davacıya gaz arzını sağladığı, gaz verilmesinde yasal eksiklikler var ise bu eksiklikler giderildikten sonra gaz verilmesi gerektiği, yasaya uygun olmayan daireye gaz bağlanmasına ilişkin sözleşmeden kaynaklanan davalının yarattığı muaraza nedeniyle davacıya kusur yüklenemeyeceği, dava konusu aboneliğin yapıldığı dairelerin mesken olarak kullanıldığı, dairelerde bulunanların elektrik, su, doğalgaz vs. gibi yaşamsal ihtiyaçlarının karşılanması gerektiği, kaldı ki kış ayları içerisinde bulunulması sebebiyle de meskende ikamet eden insanların ısınma ihtiyaçları bulunduğu, binanın teknik konumu itibariyle başka türlü ısınmanın da mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile taraflar arasındaki muarazanın giderilmesine, davacıya ait 2148635 sözleşme numaralı doğalgaz abonesine gaz arzının sağlanmasına ve sözleşmenin aynı şartlarda devamına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, tapu kaydında niteliği “garaj” olarak tescil edilen, bulunduğu binanın inşaat projesi ile yapı ruhsatına aykırı olarak mesken haline dönüştürülen, bu haliyle fiilen mesken olarak kullanılan alana doğalgaz aboneliği tesis edilip edilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davaya konu alanın davacı adına tapuda garaj niteliği ile tescil edildiği ancak mevcut durum itibari ile fiilen mesken olarak kullanıldığı, bu haliyle davaya konu alanın, bulunduğu binanın inşaat projesine ve yapı ruhsatına aykırı olarak yapıldığı, 2013 yılına kadar taraflar arasındaki doğalgaz kullanım sözleşmesi ile dava konusu alanda doğalgaz kullanıldığı, dava konusu alanın bulunduğu apartmanın (binanın) karar defteri örneğinden davaya konu alanın binanın ortak alanından dönüştürüldüğü de anlaşılmaktadır.
Ancak, mahkemece, davacıya ait ve fiilen mesken olarak kullanılan garaj tapulu alanın, imar yasasına aykırı inşa edildiği tespit edilmiş ise de, söz konusu alanın, bulunduğu bina inşaat projesine ve ruhsatına uygun hale gelip gelemeyecekleri, 3194 sayılı İmar Kanunu ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununa göre, niteliğinin mesken olarak tapuya tescilinin sağlanıp yasal hale getirilip getirilemeyeceği konusunda bir araştırma yapılmamıştır.
Hal böyle olunca, mahkemece; dava konusu alanın bulunduğu binaya ait tasdikli inşaat (yapı) projesinin ilgili belediyeden getirtilip, davaya konu davacıya ait garaj tapulu alanın, bulunduğu binanın inşaat projesine ve yapı ruhsatına uygun hale gelip gelemeyeceği, bina inşaat projesinin tadilinin mümkün olup olmadığı ve buna göre dava konusu alanın 3194 sayılı İmar Kanununun ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun ilgili maddeleri gereğince, niteliğinin mesken olarak yasal hale getirilip tapuya tescilinin sağlanıp sağlanamayacağı hususları ilgili belediyeden de sorulmalı, ihtiyaç duyulması halinde konusunda uzman bir bilirkişi veya bilirkişi heyeti ile keşif de yapılarak, hüküm kurmaya elverişli ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınması suretiyle kapsamlı bir araştırma yapılmalı, gerekirse davacı tarafa, sahip olduğu alan hakkında, yukarıda belirtilen kanunların ilgili maddeleri gereğince yasal hale getirmesi, bulunduğu binanın inşaat projesinin tadili ve mesken olarak tapuya tescilinin sağlaması hususunda yetki ve süre de verilmeli, sonrasında hasıl olacak sonuç dairesinde bir hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı görülmüş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ;Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.