YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/7583
KARAR NO : 2015/14376
KARAR TARİHİ : 17.09.2015
MAHKEMESİ : ERZURUM 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 26/02/2015
NUMARASI : 2014/841-2015/192
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının, müvekkilinin cep telefonu abonesi olduğunu, cep telefonu hattının konuşma ücretlerini ve abonelik sözleşmesinden kaynaklanan faizleri ödemediğini, alacağın tahsili için hakkında başlatılan icra takibine itiraz ederek, takibi durduğunu belirterek; itirazın iptali ile takibin %48 sözleşme faizi üzerinden devamına, davalının %40’dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında akdedilen abonelik sözleşmesi gereğince, hat başına aylık 13,00 TL ödenmesinin kararlaştırıldığını, ilk ay müvekkiline bu miktarın 7-8 misli fazla fatura gönderildiğini, müvekkilinin istenen miktarı ödediğini, davacı tarafın daha sonra hata yaptığını kabul edip, müvekkilinin yaptığı ödemeyi iade ettiğini, daha sonraki aylarda da hatalı fatura gönderiminin devam ettiğini, müvekkilinin fazla ödemelere ilişkin açtığı davanın halen derdest olduğunu, bu davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini savunarak; davanın reddine karar verilmesini dilemiş, davacının %40 kötüniyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesini istemiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile, itirazın kısmen iptaline, takibin 4.064,10 TL asıl alacak, 284,00 TL işlemiş faiz, 51,12 TL işlemiş faizin KDV’si, 71,00 TL işlemiş faizin ÖTV’si olmak üzere toplam 4.470,22 TL üzerinden devamına, asıl alacağın %40’ı olan 1.625,64 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyanın temyiz incelemesi Dairemizce yapılmış, Dairemizin, 22.05.2014 tarih, 2014/5708 E; 2014/8007 K. sayılı ilamıyla, öncelikle uzman mühendis bir bilirkişiden denetime elverişli rapor alınarak hüküm kurulması için hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma ilamına uyan mahkemece, uzman mühendis bilirkişiden alıanan rapor doğrultusunda davanın kısmen kabulü cihetine gidilerek; takibin 4.064,10 TL asıl alacak, 284,00 TL işlemiş faiz, 51,12 TL işlemiş faizin KDV’si, 71,00 TL işlemiş faizin ÖTV’si olmak üzere toplam 4.470,22 TL üzerinden devamına, asıl alacağın %40’ı olan 1.625,64 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm, davalı şirket temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı şirket temsilcisinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmeyerek reddedilmiştir.
Dava, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine dayalı itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
İcra inkar tazminatının kanuna konuluş amacı borçlu olduğu miktarı bilebilecek veya bu miktarı tayin edebilecek durumda olan borçlunun, ödeme emrinin tebliği üzerine borcunu inkar etmesini önlemektedir.
İcra inkar tazminata hükmedilebilmesi için takibe konu alacağın likit olması zorunludur. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ise; ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun kendi başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Bu koşullar yoksa, likit bir alacaktan söz edilemez.
Somut olayda; dava konusu alacağın varlığı ve miktarı yargılama sonucu toplanan deliller ve bilirkişi raporu alınarak yapılan hesaplamalar sonucu saptanmış, davacının davasının kısmen kabulüne karar verilmiş olduğundan, dava konusu alacak likit değildir.
Dolayısıyla itirazın iptali halinde alacaklının icra inkar tazminatı isteyebilmesi için gerek uygulamada, gerekse öğretide öngörülen alacaktaki “likit” yani muayyenlik ve belirlenebilirlik koşulu somut olayda gerçekleşmemiştir.
Hal böyle olunca mahkemece, takip konusu alacak miktarının tespiti yargılamayı gerektirdiğinden, mahkemece yasal koşulları bulunmadığı halde, icra inkar tazminatına hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Ne var ki; belirtilen bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm 2.fıkrasında yazılı bulunan “Asıl alacağın %40’ı olan 1.625,64 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine” cümlesinin hükümden çıkarılarak, “dava yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine” cümlesi eklemek suretiyle hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 17.09.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.