YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/8171
KARAR NO : 2016/5383
KARAR TARİHİ : 07.04.2016
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı kurumun abonesi olduğunu, fatura tutarlarının resmi sağlık kuruluşları tarife grubundan fiyatlandırılması gerekirken ticarethane birim fiyatları üzerinden faturalandığını, bu nedenle müvekkilinin fazla ödeme yapmasına sebebiyet verildiği ileri sürerek; davalı kuruma fazla ödenen toplam 16.397,40 TL’nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, cevap dilekçesinde; kurumca yapılan tahakkukun mevzuata uygun olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; dosya kapsamına göre; davacının davasının kısmen kabul, kısmen reddine, davanın kısmen kabulü ile, 2.002,99 TL’si asıl alacak, 188,68 TL’si işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.191,67 TL alacağın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2.002,99 TL asıl alacağa dava tarihi olan 06/12/2012 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE, karar verilmiş; hükmü, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin tüm davacı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
818 sayılı BK’nun 101.maddesinde “Muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarıyla mütemerrit olur” hükmü getirilmiştir. 6098 sayılı Borçlar Kanununun 117.maddesinde bu hüküm ”Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer” şeklinde düzenlenmiştir. Temerrüt, ya bir ihtar ile ya da dava açılması vs. suretiyle gerçekleşir.
Sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre, borçludan faiz talep edilebilmesi için zenginleşenin bir ihtar ile ya da aleyhine bir takip ya da dava açılmak suretiyle temerrüde düşürülmesi gerekir. Borçlunun temerrüdü, borçluya gönderilen ihtarnamenin tebliğinden veya ihtarnamede ödeme için süre verilmişse bu sürenin bitiminden itibaren oluşur. İade talebinde bulunulmadan temerrüt faizi işlemez.
Somut olayda; mahkemece yargılama sırasında, davacı tarafın davalı tarafı temerrüde düşürecek bir ihtarda bulunup bulunmadığı araştırılmadan, haksız olarak ödenen asıl alacağın “dava tarihinden itibaren faizi ile” istirdadına karar verilmiştir.
Hal böyle olunca, mahkemece; …tarafından …Valiliği İl Sağlık Müdürlüğüne hitaben düzenlenen 08.02.2012 tarihli müzekkere de nazara alınarak davalı taraf için dava tarihinden önce keşide olunan bir ihtarname bulunup bulunmadığı araştırılıp, temerrüde düşülmüş ise bu tarihten davalı tarafın temerrüdü yoksa dava tarihinden itibaren davalının temerrüde düştüğü kabul edilmek suretiyle faiz yönünden bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde faize hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 07.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.