Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/8268 E. 2016/5386 K. 07.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/8268
KARAR NO : 2016/5386
KARAR TARİHİ : 07.04.2016

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (AİLE) MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili dilekçesinde; davalı kurumun müvekkili hakkında 295.823,20 TL endeks esaslı olmayan ek tahakkuk çıkardığını, davalı kurumun işleminin haksız ve keyfi olup dayanağı bulunmadığını beyanla sözkonusu fatura nedeniyle davalı kuruma borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, Davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile ;Davalı kurum tarafında davacı hakkında düzenlenen 295.830,20 TL bedelli ek tahakkuk faturası nedeni ile davacının davalı kuruma 236.335,70 TL borçlu olmadığının tespitine, Davacının 59.487,50 TL ek tahakkuka ilişkin isteminin reddine, ” karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Uyuşmazlık; davacı şirkete ait sayacın R ve S fazlarının yanması sonucu 2/3 eksik tüketim yapar hale gelmiş olması nedeniyle sözkonusu şirket hakkında yapılan 295.823,20 TL lik endeks esaslı olmayan tahakkuka yönelik menfi tespit isteminden ibarettir .
Uyuşmazlığın çözümünün, özel ve teknik bilgiyi gerektirdiği ve bilirkişinin görüşünün alınmasının gerekli olduğu açıktır.
Mahkemece, tekli bilirkişi raporundaki tespitlerin esas alındığı belirtilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; hükme esas alınan tekli bilirkişi raporunda tahakkuk 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanununa dayanılarak hazırlanan ve 25 Eylül 2002 günlü Resmi Gazetede yayınlanarak 01.03.2003 tarihinde yürürlüğe giren Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği uyarınca değerlendirme yapılması gerekirken ; 08.05.2014 de yürürlüğe giren Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği md.14 uyarınca bir hesaplama yapılmıştır .
Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği’nin, “Sayacın doğru tüketim kaydetmemesi” başlıklı 20 maddesi; “…sayacın, müşterinin kusuru dışında herhangi bir nedenle doğru tüketim kaydetmediğinin tespit edilmesi halinde, varsa müşterinin aynı döneme ait sağlıklı olarak ölçülmüş geçmiş dönem tüketimleri dikkate alınarak, yoksa, sayaç çalışır duruma getirildikten sonra müşterinin ödeme bildirimine esas ilk iki tüketim dönemine ait tüketimlerinin ortalaması dikkate alınarak hesaplama yapılır ve fark tahakkuk ettirilir.” hükmünü içermektedir.
Somut olay tetkik edildiğinde; davalı tarafından yapılan kontroller neticesinde davacı sayacının R ve S fazlarının yanması nedeniyle 2/3 eksik tüketim kaydetdiğinin tespit edildiği, bunun üzerine davalı tarafından ek tahakkuk tutanağı tanzim olunduğu, anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca mahkemece; yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilerek, davalı elektrik dağıtım şirketinin, davacı taraftan isteyebileceği endeks esaslı olmayan tahakkuk bedelinin Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği’ne göre hesaplanması için önceki bilirkişi dışında içinde yüksek elektrik mühendisinin de olduğu bilirkişilerden oluşturulacak üçlü bilirkişi heyetinden, denetime elverişli rapor alınması, davacı abone şirketin sorumlu tutulabileceği elektrik bedelinin ve faizinin duraksamasız belirlenmesi, toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu, yazılı gerekçelerle, tutanak tarihinde yürürlüğe dahi girmemiş olan Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği 14. madde uyarınca faraziyelere dayalı hesaplama yapan rapora dayalı hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir .
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 07.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.