Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/8285 E. 2015/16931 K. 28.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/8285
KARAR NO : 2015/16931
KARAR TARİHİ : 28.10.2015

MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 4. AİLE MAHKEMESİ
TARİHİ : 12/02/2015
NUMARASI : 2014/950-2015/84

Taraflar arasındaki iştirak nafakasının artırımı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dava dilekçesinde; İzmir 1. Aile Mahkemesinin 2011/92 Esas 2011/345 Karar sayılı ilamıyla müşterek çocuk M. D. adına hükmedilen 725,00 TL iştirak nafakasının; değişen koşullar ve ihtiyaçlar nazara alınarak, çocuğun eğitim masraflarının artması, mevcut nafakanın yetersizliği nedeniyle aylık 2.250,00 TL’ye çıkartılmasına, nafakanın gelecek yıllarda hakkaniyet uygun oranda artırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde; halen ödediği 725,00 TL nafakanın çocuğun ihtiyaçlarını karşılamaya yeterli olduğunu, bunun üzerindeki tutarın davalının şahsi ihtiyaçlarını karşılamasını sağlayacağı, nafaka haricinde çocuğun ihtiyaçları için destek olduğunu, nafaka ödemelerini aksatmadığını, nafaka artırımını kabul etmediğini beyan etmiştir.
Mahkemece; tarafların ekonomik ve sosyal durumları, çocuğun eğitim durumu ve yaşı, ihtiyaçlarının artması gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 725,00 TL olan iştirak nafakasının 1.000,00 TL’ye çıkartılmasına, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı tarafın sair temyiz itirazları yerinde değildir.
1136 sayılı Avukatlık Kanununun 164. maddesi uyarınca; avukatlık ücreti, avukatın hukukî yardımının karşılığı olan meblâğı veya değeri ifade etmektedir.
1136 sayılı Avukatlık Kanununun 168. maddesine göre hazırlanan karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 2/1 maddesine göre; Bu tarifede yazılı avukatlık ücreti kesin hüküm elde edilinceye kadar olan dava, iş ve işlemler ücreti karşılığıdır, 5/1. maddesine göre ise hangi aşamada olursa olsun, dava ve icra takibini kabul eden avukat, tarife hükümleri ile belirlenen ücretin tamamına hak kazanır.
Somut olayda; davacının kendini vekil ile temsil ettirerek dava açtığı, davacı vekilinin dava dilekçesi ibraz ettiği, ilk duruşmaya katıldığı, daha sonra 29/12/2014 tarihli dilekçeyle vekillikten istifa ettiği, davacı asilin de 30/12/2014 tarihli azilname ile vekilini azlettiği görülmektedir.
Davanın kısmen kabul edilmesi nedeniyle davacı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre belirlenen ücrete hükmedilmesi gerektiği, vekilin azli ve istifa etmesinin vekalet ücretini kazanmasına engel olmayacağı belirlenmekle; davacı lehine 1.500,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, bu husus nazara alınmayarak vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru değilse de; bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün 3. maddesinden sonra gelmek üzere vekalet ücretine ilişkin “4- Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 1.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine” maddesinin eklenmesi suretiyle hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 28.10.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.