Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/8440 E. 2016/5519 K. 11.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/8440
KARAR NO : 2016/5519
KARAR TARİHİ : 11.04.2016

MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki ziynet eşyalarrının iadesi olmadığı takdirde bedeli davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların boşandıklarını, düğünde takılan 2 adet yarım altın,30 gram 4 adet bilezik, 95 gram 4 adet bilezik, 65 gram gerdanlık,4 gram küpe, 11 adet çeyrek altın ve yaklaşık 16 gram gelen 4 adet yüzüğün müvekkilinin elinden zorla alındığını belirterek ziynetlerin aynen iadesine, aynen iade mümkün değil ise bedeli olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; ziynet eşyalarının bir kısmının tekrar iade edilmemek üzere eşinin isteği ve onayı ile bozdurulup düğün masrafları ve evin müşterek ihtiyaçlarına harcandığını,kalan kısmının ise davacı tarafça götürüldüğünü belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile, “… 1 Adet Gerdanlık (50 gram), 4 Adet Burma Bilezik (20 gram’dan 80 gram) ,2 Adet Hediyelik Bilezik (10 gram’dan 20 gram),4 Adet Cumhuriyet Altını (7 gram’dan 28 gram),9 Adet Çeyrek Altın (1,75 gram’dan 15,75 gram) ,1Adet Küpe (5 gram),4 Adet Yüzük (5 gram’dan 20 gram) ziynet eşyalarının aynen, aynen mümkün olmadığı takdirde toplam değeri olan 18.156,00 TL’nin dava tarihi olan 21/04/2014 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, şeklinde karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde görülmeyerek reddedilmiştir.
Dava; düğünde takılan takılan ziynet eşyalarının aynen, bunun mümkün olmaması halinde değerinin nakden davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Bir hükmün neleri içermesi gerektiği HMK’nın 297. maddesinde tek tek sayılarak ayrıntılı biçimde gösterilmiştir. Buna göre hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Bu şekilde dava sonunda mahkemenin kimin lehine, kimin aleyhine karar verdiği, davacının talebinin ne kadarının kabul edildiği, davalının neye göre mahkum edildiği tereddütsüz şekilde anlaşılmalıdır. Biçim koşullarının getiriliş amacı, hükmün açıklığı ve anlaşılırlığı kadar infaz kabiliyetini de sağlamaktır. Aksi hâl, yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır ve dava içinden yeni davaların doğmasına neden olur.
İİK’nun 24/4.maddesi gereğince; aynen iadeye karar verilmesi halinde iade edilecek eşyaların cinsi, niteliği, özellikleri, gram ağırlığı vb. gibi özelliklerinin ayrıntılı belirtilmesi gerekir.
Yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler gereğince ziynet eşyalarının aynen iadesine karar verilmişse, hüküm fıkrası açık olmalı, duraksama yaratmamalı, hükümde aynen iadesine karar verilen ziynetlerin gram ve ayarları açık olarak yazılmalıdır.Davacı tarafın dava dilekçesinde talep edilen ziynet eşyalarının ayarlarını belirtmediği anlaşılmıştır.Mahkemece talep edilen ziynetlerin ayarlarının davacı tarafa açıklattırılmaması,bilirkişiden ziynetlerin ayarları konusunda rapor alınmaması doğru görülmemiştir.
Hal böyle olunca mahkemece; hüküm altına alınan ziynet eşyalarının cins, nitelik, miktar ve değerlerinin hükümde ayrı ayrı gösterilmesi ve taraflara yüklenen borç ile tanınan hakkın infazda güçlük çıkarmayacak biçimde belirtilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu aynen iadesine karar verilen ziynet eşyalarından ayarları yazılmayarak HMK’nın 297. maddesine aykırı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.