Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/8634 E. 2016/6071 K. 19.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/8634
KARAR NO : 2016/6071
KARAR TARİHİ : 19.04.2016

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın davacı … yönünden reddine, diğer davacılar yönünden açılmamış sayılmasına yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili davacıların müteveffa…’in yasal mirasçıları olduğunu, murisin 08.05.1996 tarihli el yazılı vasiyetname düzenlediğini ancak bu vasiyetnamedeki yazı ve imzanın murise ait olmadığını, bunun yanında lehine mal vasiyet edilen davalılardan hiçbirinin vasiyetname gereği mirasçı sıfatını kazanamadığını, öyle ki bu kişinin mirasçılık sıfatının, murisin eşi .. ve yanlarında yaşayan..ın mirasçılık sıfatını kazanmaları şartına bağlandığını, oysa…ın muristen önce ölmüş olmaları sebebiyle davalıların da vasiyetnamede belirtilen edinimlere hak kazanamadığını, bunun yanında murisin iradesinin fesada uğratıldığını ya da baskı altında bu vasiyetnameyi düzenlemiş olabileceğini belirterek vasiyetnamenin iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalılar cevap dilekçelerinde davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, davacı … açısından; “…toplanan tüm deliller, tanık beyanları ve … Kurumu raporu birlikte değerlendirildiğinde davaya konu vasiyetnamenin murisin yazısı ve imzasını taşıdığının sabit olması nedeni ile bu yönden iptalini gerektirir bir hususun bulunmadığı, yine vasiyetname içeriğinden de anlaşıldığı gibi muriss,, ömür boyu bakımı için davalı mirasçı naspedilen …’yü görevlendirdiği ve mirasını da.. ve eşis’in kendinden önce ölümleri
halini de hesaplayarak çeşitli alternatifler içinde paylaşımını yapmış olup …’nün vasiyet alacaklılığını ortadan kaldıracak bir husus bulunmadığı, vasiyetnamenin 4.bendinde bu durum açıkça belirtildiği ve eşinin akrabaları olan diğer vasiyet alacaklılarının da durumları eşinden bağımsız olarak düzenlenmiş olduğu…” gerekçesi ile davanın reddine vasiyetnameye yönelik itirazların ve davanın reddine, diğer davacılar açısından ise; davanın HMK.150.maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hüküm davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı … vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak bir hükmün neleri içermesi gerektiği HMK’nın 297. maddesinde; düzenlenmiş olup, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin gerekli olduğu ifade edilmiştir. Bu hüküm, yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir.
Anılan madde uyarınca mahkemece, taleplerin hepsi hakkında karar verilmesi gerekir. Mahkemenin taleplerden biri hakkında olumlu veya olumsuz hiçbir karar vermemiş olması halinde hakkında karar verilmemiş olan talep, zımnen reddedilmiş sayılamaz. Çünkü, bu talep hakkında ortada olumlu veya olumsuz bir mahkeme kararı yoktur.
Somut olayda davacı taraf vasiyetnamenin iptaline ilişkin istemini, şekil şartı eksikliği yanında, murisin davalılarca baskı altına alındığı, eş söyleyiş ile murisin iradesinin sakatlanmış olduğu iddiasına da dayandırmaktadır. Buna karşın mahkemece davacının bu iddiasına ilişkin olarak inceleme ve araştırma yapılmamış, gerekçeli kararda bu hususa değinilmemiştir.
O halde mahkemece, irade fesadı yönünden dosyadaki deliller değerlendirilip, hangisine üstünlük tanındığı belirtilerek gerekçelendirilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken; eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 19.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.