YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/8762
KARAR NO : 2015/16794
KARAR TARİHİ : 27.10.2015
MAHKEMESİ : MERSİN 6. AİLE MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/03/2015
NUMARASI : 2014/245-2015/197
Taraflar arasındaki yoksulluk nafakasının kaldırılması davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dilekçesinde; tarafların 2011 yılında boşandıklarını, boşanma neticesinde davalı lehine aylık 300 TL yoksulluk nafakasına hükmedildiğini,ancak davalının boşanma tarihine göre halihazırda ekonomik durumunun iyi olduğunu,davalının boşanma sonrasında aylık 754,91 TL SGK’dan maaş aldığını, davacının ise herhangi bir işi ve geliri olmadığını, yine üzerine kayıtlı menkul ya da gayrimenkulünün de bulunmadığını belirterek, 300 TL’lik yoksulluk nafakasının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde;davacının boşanma sonucunda lehine hükmedilen nafakaları ödemediğini, Mersin 5.Aile Mahkemesi’nde görülen davada davacının Mezitli’de emlakçılık yaptığını ve aylık 2.000 TL geliri olduğunu bildirdiğini,halen davacının emlakçılık yapmaya devam ettiğini, kendisinin ise SGK’dan emekli olabilmek için borçlandığını, halen borçlarını ödemeye çalıştığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece;davanın kabulü ile, davalı lehine hükmedilen aylık 300 TL’lik yoksulluk nafakasının dava tarihinden itibaren kaldırılmasına karar verilmiş, hüküm süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davada, TMK’nun 175. maddesi gereğince hükmedilen yoksulluk nafakasının, TMK’nun 176/4 md.si gereğince kaldırılması talep edilmektedir.
TMK nun 176. maddesine göre; yoksulluğun ortadan kalkması halinde mahkemece nafaka kaldırılabileceği gibi, tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılması veya azaltılmasına da karar verilebilir.
Yargıtay HGK.nun 7.10.1998 tarih ve 2-656-688 sayılı kararında da kabul edildiği gibi yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür (eğitim) gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanları yoksul kabul etmek gerekir. HGK.nun yerleşik kararlarında “asgari ücret seviyesinde gelire sahip olunması,” yoksulluk nafakası bağlanmasını olanaksız kılan bir olgu kabul edilmemiştir. (HGK. 7.10.1998 gün 1998/2-656 E.,1998/688 K. 26.12.2001 gün 2001/2-1158-1185 sayılı ve 1.5.2002 gün 2002/2-397-339 sayılı kararları).
Somut olayda;dosya kapsamında yer alan tarafların sosyal ve ekonomik durum araştırma sonuçları ve tanık beyanlarına göre,davacının çalışmadığı,kardeşlerinin yardımı ile geçindiği;davalının ise SGK’dan emekli olup aylık 750 TL emekli maaşı aldığı,başka geliri bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Dosya kapsamındaki araştırma sonuçlarından anlaşıldığı üzere,davalının gelirinin davalıyı yoksulluktan kurtaracak düzeyde olmadığı sabittir. Zira yoksulluk durumu, günün ekonomik koşulları ile tarafların sosyal ve ekonomik durumları ve yaşam tarzları değerlendirilerek takdir edilmelidir. Yoksulluk nafakası ahlaki ve sosyal düşüncelere dayanır.
O halde mahkemece; dava tarihindeki şartlara göre davalının yoksulluğunun ortadan kalkmadığı, asgari ücretin altındaki gelirinin yoksulluk nafakasının tamamen kaldırılmasına neden olmayıp indirmeye karar verilebileceği, davacının dava dilekçesindeki kaldırma talebi içinde indirme talebinin de olduğu (çoğun içinde az da vardır ilkesi gereğince) gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu davanın tamamen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 27.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.