Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/9553 E. 2015/17011 K. 02.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/9553
KARAR NO : 2015/17011
KARAR TARİHİ : 02.11.2015

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KIRIKKALE 2. AİLE MAHKEMESİ
TARİHİ : 16/04/2015
NUMARASI : 2014/698-2015/202
Taraflar arasındaki yoksulluk nafakasının kaldırılması davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, Kırıkkale 1. Aile Mahkemesinin 2013/678 Esas ve 2014/66 Karar sayılı dosyası ile yoksulluk nafakasının 310 TL’ye çıkarıldığını, davalının daha sonra özel güvenlik şirketinde işe girdiğini, çalışmaya başladığını, babasının evinde yaşadığı, davalının yoksulluğunun ortadan kalktığından bahisle yoksulluk nafakasının kaldırılmasını veya aylık 100 TL’ye indirilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının özel güvenlik şirketinde 26.04.2014-04.08.2014 tarihleri arasında çalıştığını, davalının taşeron şirket tarafından işten çıkarıldığını, dava tarihi itibariyle çalışmadığını ve herhangi bir geliri olmadığından davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davalının dava tarihi itibari ile özel bir güvenlik şirketinde 1.200 TL civarı gelir ile çalıştığı, 4 aylık çalışma sonrası kendi isteği ile ayrıldığı, davalı tarafın da işten ayrılmasının haklı bir gerekçesi olup olmadığı konusunda mahkemeye her hangi bir delil sunmadığı, böylece davalının kendi isteği ile istifa ederek işten ayrıldığı kabul edilmiş, yoksulluk nafakasının azaltılması talebinin kabulüne karar verilmiş ve yoksulluk nafakası 100,00 TL indirilmiştir. Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Türk Medeni Kanununun 176/3.maddesinde yoksulluğun ortadan kalkması halinde mahkeme kararıyla nafakanın kaldırılacağı, 176/4.maddesinde ise tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde irad biçiminde ödenmesine karar verilen nafakanın artırılması ya da azaltılmasına karar verilebileceği düzenlenmiştir. Anılan maddede yoksulluğun hukuksal kavramı tanımlanmamış ise de; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.10.1998 tarih ve 2-656 E.-688 K. sayılı kararında yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanların yoksul kabul edileceği belirtilmiştir.
Somut olayda, boşanma davası ve yoksulluk nafakasının artırımı davası sırasında davacının çalıştığı, davalının ise çalışmadığı, davalının yoksulluk nafakasının artırımı davası sonrasında 26.04.2014-04.08.2014 tarihleri arasında 1.200 TL ücret ile bir özel güvenlik şirketinde çalıştığı, dava tarihi itibariyle herhangi bir işte çalışmadığı anlaşılmaktadır. Davalının dava öncesinde çalışmış olması yoksulluğunu ortadan kaldırmadığı, kaldı ki davalının dava tarihi itibariyle çalışmadığı anlaşılmaktadır. Davacının yoksulluk nafakasının indirilmesi talebinin reddi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yoksulluk nafakasının indirilmesine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 02.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.