Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/9624 E. 2016/5293 K. 06.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/9624
KARAR NO : 2016/5293
KARAR TARİHİ : 06.04.2016

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, dava dilekçesinde; davalı …’un IO-8315869-1 nolu abonelik sözleşmesi ile abone olduğu taşınmazda kaçak su kullanıldığının tespit edildiği, davalılar aleyhine … 4. İcra Müdürlüğü’ nün 2009/6975 Esas sayılı dosyasında toplam 10.523,42 TL alacak üzerinden başlatılan takibe davalıların itiraz ettiğini, davalı …’ un abone sıfatıyla, davalı …’ın ise, fiili kullanıcı olması nedeniyle sorumlu olduğunu belirterek; itirazın iptali ile lehine alacağın %40’ı oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı …, davaya cevap vermemiştir.
Davalı …, cevap dilekçesinde; abonelik sözleşmesi tarafının davalı … olduğunu, aboneye ait sayacın son okuma tarihi 18/10/2004 olup, bu tarihte kardeşinin, henüz …’un kiracısı olmadığını, kardeşi…’ın bu taşınmazı, Kadir Uğur ile birlikte 2005 yılının Aralık ayında kullanmaya başladıklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; kaçak su kullanımının haksız fiil olup, fiili kullanıcıların su bedelinden sorumlu olduğu ve davalı …’un, kaçak suyu kullandığı ispatlanmadığından, bu davalı yönünden; aboneliğe konu iş yerinde faaliyet gösteren .. Şirketi’nde davalı …’ın, 2004-2007 yılları arasında dava dışı … ortağı ise de, dava dışı şirketin, ayrı bir tüzel kişiliğinin bulunduğu ve davalı …’ın bizzat kaçak kullanımına dair tespit bulunmadığından bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
Somut olayda; davalı … ile davacı arasında 18.10.2004 tarihinde.. adresi için su abonelik sözleşmesi yapıldığı, söz konusu abonelik hakkında .. kaçak su kullanıldığı” tespitine ilişkin kaçak tutanakları tutulduğu, taşınmazın 01.10.2004 tarihinde davalı … (kiralayan) ile.. sözleşmesi imzalandığı, davalı …’ ın 16.10.2006 ila 10.10.2007 arası yetkili müdür olmak üzere 16.12.2004 ila 10.10.2007 tarihleri arasında şirket ortağı olduğu anlaşılmaktadır.
Hukuk Genel Kurulu ve Dairemizin istikrar kazanmış uygulamalarına göre kaçak ve normal tüketim bedelinden abonenin, fiili kullanıcı ile birlikte sorumluluğu bulunmaktadır.
Bu itibarla davalı … 18.10.2004 tarihinde abone olduğuna göre, abonelik tarihinden sonraki kaçak ve normal tüketimden fiili kullanıcı ile birlikte sorumlu olup; abone olduğu tarihten önce fiili kullanıcı olması halinde de kaçak kullanımdan sorumlu olduğu açıktır. Davalı …’ ın ise Sultan Gıda Et Ltd. Şti. Ortağı olduğu kabul edildiğine göre normal kullanım dışındaki kaçak kullanımdan haksız fiil hükümlerine göre sorumluluğu vardır.(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’ nun 28.01.2015 tarih, 2015/7-1 E., 2015/798 K.sayılı içtihadı )
O halde, mahkemece; bu ilkeler gereği davalıların sorumlu oldukları dönemler belirlenerek, yapılacak yargılama neticesinde hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 06.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.