Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2016/1006 E. 2016/5178 K. 04.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/1006
KARAR NO : 2016/5178
KARAR TARİHİ : 04.04.2016

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki nafaka artırımı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili dilekçesinde,…2. Aile Mahkemesi’nin 2011/285 Esas ve 2012/141 Karar sayılı ilamı ile müşterek çocuk 2008 doğumlu.. için 200 TL iştirak nafakasına hükmedildiğini; aradan geçen zamanda takdir edilen nafakanın müşterek çocuğun ihtiyaçları karşılamada yetersiz kaldığını bu nedenle iştirak nafakasının 500 TL’ye çıkartılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili dilekçesinde; açılan davayı kabul etmediğini,talep edilen nafakayı ödeme gücünün olmadığını bu nedenle davanın reddini istemiştir.
Mahkemece ;davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava,iştirak nafakasının artırılması istemine ilişkindir.
TMK.nun 182/2.maddesinde; velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorunda olduğu hükme bağlanmıştır.
Velayet kendisine tevdi edilmeyen taraf, ekonomik imkanları ölçüsünde müşterek çocuğun giderlerine katılmakla yükümlüdür. Diğer taraftan, iştirak nafakası belirlenirken ana ve babanın ekonomik durumları göz önünde tutulmakla birlikte velayet hakkı kendisine tevdi olunmuş tarafın bu görev nedeniyle emeğinin ve yüklendiği sorumlulukların karşılığı olağan harcamaların da dikkate alınması zorunludur.
Mahkemece, nafaka takdir edilirken; çocuğun yaşı, eğitimi ve ihtiyaçlarının yanında, ana-babanın gelir durumu da gözetilmeli ve nafaka yükümlüsünün (babanın) gelir durumu ile orantılı olacak şekilde hakkaniyete uygun bir nafakaya hükmedilmelidir.
Somut olayda, dosyadaki bilgi ve belgelerden tarafların 06.03.2012 tarihinde boşandığı, müşterek çocuk 2008 doğumlu..’un velayetinin davacıya bırakıldığı ve müşterek çocuk için aylık 200 TL iştirak nafakasına hükmedildiği,bu davanın açıldığı tarih itibariyle aradan yaklaşık dört yıllık süre geçtiği, davacının zabıt katibi olduğu,aylık 2.083 TL gelirinin olduğu,675.00 TL kira ödediği, davalının ise zabıt katibi olduğu, aylık 2.300 TL civarı gelirinin olduğu anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, tarafların tespit edilen sosyal ekonomik durumları, nafakanın niteliği, müşterek çocukların yaşı, eğitim durumu, ihtiyaçları, ekonomik göstergelerdeki değişim dikkate alındığında, mahkemece; TMK.nun 4. maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkesine uygun nafaka artışına hükmedilmesi ve bu suretle dengenin yeniden sağlanması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 04.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.