Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2016/1477 E. 2016/5415 K. 07.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/1477
KARAR NO : 2016/5415
KARAR TARİHİ : 07.04.2016

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (AİLE) MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki nafaka davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, dava dilekçesinde; davalı yararına …Aile Mahkemesinin 2002/323 Esas, 2003/141 Karar sayılı ilamı ile bağlanan ve 2011/372 Esas, 2013/75 Karar sayılı ilamı ile arttırılmasına karar verilen 400 TL yoksulluk nafakasının, davalının yeniden evlenmesi nedeniyle kaldırılmasına, davalının evlendiği tarihten itibaren haksız yere kesilen nafaka paralarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, dilekçesinde; evlendiği tarihten itibaren nafakanın kesilmesini kabul ettiğini, ancak birikmiş nafaka alacağının bulunduğunu beyanla takas mahsup talebinde bulunmuştur.
Mahkemece dosya kapsamına göre; davanın kabulü ile, davalının 03/11/2013 tarihinde yeniden evlendiği gerekçesiyle 4721 sayılı TMK’nun 176/3 maddesi gereğince yoksulluk nafakasının kaldırılmasına, davalının yeniden evlendiği 03/11/2013 tarihi ile dava tarihi arasında davacının hesabından kesilen toplam 1145 Euro nafakanın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
HMK 266.maddesi hükmüne göre, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren konularda bilirkişi oy ve görüşünün alınması zorunludur. Genel hayat tecrübesi ve kültürünün sonucu olarak herkes gibi hakimin de bildiği konularda bilirkişi dinlenmesine karar verilemeyeceği gibi, hakimlik mesleğinin gereği olarak hakimin hukuki bilgisi ile çözümleyebileceği konularda da bilirkişi dinlenemez. Her halde seçilecek bilirkişinin mesleği itibarıyla konunun uzmanı olması gerekir.
Somut olayda, mahkemece; yargılama sırasında davacının fazla ödediği nafaka miktarının belirlenmesi için bilirkişi raporu alınmamış, dosyadaki belgelere göre resen hesaplama yapılmış; davalı ise davacıdan nafaka alacağı bulunduğunu belirterek takas mahsup talebinde bulunmasına rağmen davalının bu talebi değerlendirilmemiştir.
Davacı tarafın talep edebileceği fazla ödenen nafaka bedelinin, takas mahsup talebi de dikkate alınarak dava konusunda uzman bilirkişi tarafından denetime elverişli bir şekilde hesaplanması gerektiği kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca, mahkemece; öncelikle dosyanın uzman bir bilirkişiye verilmesi; bilirkişiden, davacı tarafın talep edebileceği bedelin, davalının takas mahsup talebi de dikkate alınarak denetime elverişli bir şekilde değerlendirilip, hesaplanması için rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bilirkişi raporu alınmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 07.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.