Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2016/2356 E. 2016/5676 K. 12.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/2356
KARAR NO : 2016/5676
KARAR TARİHİ : 12.04.2016

MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki tedbir nafakası davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalının başka bir kadın ile ilişkisi olduğunu ve ortak konutu terk ederek ayrı bir evde yaşadığını belirterek, davacı için 500,00 TL, müşterek çocuk için aylık 500,00 TL olmak üzere toplam 1000 TL tedbir nafakasının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı; usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen cevap dilekçesi sunmamış, duruşmadaki beyanında ise; evi terk etmediğini, ailesinin kendisini evden kovduğunu, müşterek çocuk için aylık 200 TL ödeyebileceğini belirtmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile; dava tarihinden itibaren geçerli olmak üzere tarafların müşterek çocukları 30/05/2010 doğumlu… için 275,00 TL, davacı için dava tarihinden itibaren geçerli olmak üzere aylık 200,00 TL olmak üzere toplam 475,00 TL tedbir nafakasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, ayrı yaşamda haklılık nedenine dayalı olarak açılmış, tedbir nafakası talebine ilişkindir.
Türk Medeni Kanunu’nun 197.maddesine göre, ayrı yaşamakta hakkı olan eş diğer eşten tedbir nafakası isteminde bulunabilir. Tedbir nafakasının niteliği ve yasal düzenlemeler gereği eşler evlilik birliğinin giderlerine güçleri oranında katılmak zorundadırlar (TMK.madde 186/son). Buna göre evlilik birliğinin ortak giderleri olan kira, elektrik, yakıt, su ve benzeri giderlere davalı eş katılmak zorundadır.
Bu bağlamda; tedbir nafakası miktarı tayin edilirken, birliğin giderlerine katılmada eşlerin “ekonomik güçleri” ile müşterek yaşam sırasında davalının eş ve çocuklarına sağlamış olduğu yaşam düzeyi dikkate alınmalı, hakim; eşlerin birlikte yaşarken sürdürdükleri hayat seviyelerinin ayrı yaşamaları halinde de korumaları gerektiğini gözetmelidir.
Somut olayda; dosyada yeralan ekonomik sosyal durum araştırma yazılarına verilen cevaplardan davacının ev hanımı olduğu, kızı ve oğlu ile yaşadığı, aylık 160 TL kira ödedikleri, davalının ise emekli olduğu ve aynı zamanda şoförlük yaptığı, aylık gelirinin 2000 TL olduğu ve aylık 160 TL kira gideri bulunduğu tespit edilmiş olmasına karşın, davalı hakkında yapılan sosyal ekonomik durum araştırmasının yetersiz olduğu, davalının emekli maaşı ile halen aktif olarak çalıştığı şoförlük işinden elde ettiği gelirinin ayrı ayrı ve ayrıntılı olarak araştırılmadığı, eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
O halde, mahkemece; davalının elde ettiği tüm gelir miktarı ayrıntılı şekilde saptanarak, davalı kocanın tesbit edilen geliri ile orantılı olacak şekilde TMK.nun 4.maddesindeki hakkaniyet ilkesine göre uygun bir nafakaya hükmedilmesi gerekirken, eksik inceleme ile davacı kadın ve müşterek çocuk için az miktarda tedbir nafakası takdiri isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.