Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2016/2842 E. 2016/6154 K. 20.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/2842
KARAR NO : 2016/6154
KARAR TARİHİ : 20.04.2016

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK(AİLE) MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki iştirak nafakasının indirilmesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı dilekçesi ile; davalı ile 1999 yılında evlendiklerini, bu evliliklerinden müşterek iki çocuklarının olduğunu, …Aile Mahkemesi’nin 2008/289 E-2010/201 K sayılı ilamıyla boşandıklarını, boşanma kararı ile velayetleri annelerine verilen çocukların herbiri için bağlanan nafakaların davalı kadının 21.11.2012’de açtığı dava ile müşterek çocuk..için 400 TL’ye, …n için 350 TL’ye yükseltildiğini, davalının.. çalıştığını, kendisinin ise işten çıkartıldığını ve 901,31 TL işsizlik maaşı aldığı, bu maaşın Ocak 2015 tarihinden sonra kesileceğini, işten çıkartıldığında aldığı kıdem tazminatı, ailesinin desteği ve arkadaşlarından aldığı borçlarla hayatını idame ettirmeye çalıştığını, 702,04 TL kredi ödemesinin bulunduğunu, yeniden evleneceği ve kiraladıkları evin kira bedelinin 900,00 TL olduğunu, 140,00 TL apartman aidatının olduğunu ve evleneceği bayanın önceki evliliğinden iki çocuğunun bulunduğunu iddia ederek ödediği her bir nafakanın iş bulup düzenli gelir elde edene kadar 150,00 TL’ye indirilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap dilekçesi ile; davacının çıkartıldığı iddia ettiği şirketin aile şirketi olduğunu ve çocuklara ödediği nafakadan kurtulmak için her türlü hukuk dışı yönteme başvurduğunu, nafakayı ödememesi sebebiyle icra takibinin başlatılması üzerine mal kaçırmak amacıyla aracını birlikte yaşadığı.. devrettiğini, bu bayan ile.simli bir firmada sigortasız olarak çalıştığını, müşterek çocukların her ikisinin de eğitimlerine devam ettiklerini, okul, dershane, servis masraflarının yanısıra giyim ve sosyal aktiviteler sebebiyle masraflarının bulunduğunu, kendisinin devlet memuru olduğunu ve çocukların masraflarını tek başına karşılayamadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece; davacının gerek boşanma davası ve gerekse sonrasında açılan nafakanın artırılması davaları, zamanında yaptırılan sosyal ekonomik durum araştırmalarında mali gücünün yerinde olduğu, mahkemece hükmedilen nafakaları ödeyebilecek güçte olduğu, ancak sonrasında mahkemeye sunmuş olduğu kredi evrakları, işten çıkış belgesi, ticaret sicili gazeteleri incelendiğinde, davacının maddi gücünde önemli derecede kayıp olduğu, davalı eşin ise hali hazırda devlet memuru olduğu, çocuklarının bakım ve iaşesinin kendisine düşen kısmını karşılayabileceği, bu nedenle davacının maddi durumunun sonradan olağanüstü biçimde değişmesi nedeniyle nafaka miktarında azaltım yapılmasının hakkaniyetin gereklerine uygun olacağı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne müşterek çocuk. için hükmedilen 400,00.-TL iştirak nafakasının 250,00 TL ye, müşterek çocuk.. için hükmedilen 350,00 TL iştirak nafakasının 250,00 TL ye indirilmesine karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı tarafın tüm davalı tarafın sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak;
TMK’nın 182.maddesine göre; boşanma kararı ile velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır.
TMK’nın 330.maddesindeki düzenleme; nafaka miktarının çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçlerine göre belirlenir şeklindedir.
TMK’nın 331.maddesi uyarınca da; durumun değişmesi halinde hakim nafaka miktarını yeniden belirler veya nafakayı kaldırabilir.
Somut olayda, taraflar hakkında sosyal ve ekonomik durumlarının tespiti amacıyla yaptırılan kolluk araştırmasında; davacının yeni evlendiği eşi ile birlikte emlak işi yaptığı, İşKur’dan aylık 900 TL işsizlik maaşı aldığı, üniversite mezunu olup, mali müşavirlik belgesi bulunduğu, evli olup kirada oturduğu, davalının ise memur olup, aylık 1.500 TL civarı geliri olduğu, babasına ait evde yaşadığı anlaşılmaktdır. Tarafların müşterek çocuklarında..’nun 2001 doğumlu, Yağız’ın ise 2006 doğumlu olup, her ikisinin de kolejde devlet bursu ile okudukları anlaşılmakta olup, önceki nafakanın takdir edildiği 16.08.2013 tarihinden dava tarihine kadar aradan geçen süre zarfında yaşlarının büyüdüğü ve ihtiyaçlarının arttığı kabul edilmelidir.
O halde mahkemece; tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, özellikle çocukların ihtiyaçlarına ve davalı babanın halen çalışıyor olup gelirinde önemli ölçüde değişiklik olmadığının anlaşılmasına göre mahkemece davanın reddi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve yukarıdaki gerekçe ile davanın kısmen kabulü doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 20.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.