YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3269
KARAR NO : 2016/11409
KARAR TARİHİ : 03.10.2016
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, dava dilekçesinde; Uşak İl Özel İdaresi tarafından açılan su kuyusunda kullanılmak üzere elektrik trafosu temin edildiğini, trafonun kullanımı için davacı köy muhtarlığı adına abonelik sözleşmesi imzalandığını, kuyunun suyunun bitmesi ile trafonun kullanımının sonlandığını, özel trafonun mülkiyetinin müvekkiline ait olmadığını, sorumluluğun trafonun maliki olan … İl Özel İdaresi olması gerektiğini, davalının herhangi bir bildirim yapmadığı halde 2007/10 ila 2011/1. dönemleri arası trafo kaybı nedeniyle 3.796TL fatura düzenlediğini belirterek; 2011/1. dönem elektrik faturasının iptali ile borçlu olmadığına dair karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, cevap dilekçesinde; özel trafo abonesi olması için kişinin o trafonun mülk sahibi olması gibi bir zorunluluğunun bulunmadığını, söz konusu trafoyu fiilen kullananın davacı köy tüzel kişiliği olduğunu, davacının, trafonun elektriğinin kesilmesi için müracaatının bulunmadığını, bunu yapmayarak trafo kaybı faturasına sebep olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile, davacının 23/01/2011-10/02/2011 ödeme tarihli ve 3.796 TL bedelli elektrik faturasından dolayı 1.371,46 TL borçlu olduğunun tespiti ile fazla yapılan tahakkukun iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine; kendisini vekille temsil ettiren taraf vekilleri lehine 750′ şer TL vekalet ücretine karar verilmiş; hüküm, taraf vekilleri tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
1- Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden, davacı aleyhine tesis edilen hüküm 1.371,46 TL olup 5219 ve 5236 sayılı yasalar ile HUMK. nun 427.maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 01.01.2015 tarihinden itibaren 2.080 TL’ye çıkarıldığından temyiz isteminin REDDİNE,
2- Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden ise; dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Somut olayda; 2015 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13.maddesi “Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin İkinci Kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. Ancak hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez. ” şeklinde düzenlenmiştir.
Ancak; davacı tahakkuk ettirilen 3.796 TL’den dolayı borçlu olmadığının tespitini talep etmiş, mahkemece davacının 1.371,46 TL dışındaki tahakkukun iptaline karar verilmiş, böylece dava değerinin 2.424,54 TL’ si kabul, 1.371,46 TL’ si red edilmiştir. Davacının borçlu olduğu miktar üzerinden davada kendini vekille temsil ettiren davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, davalı lehine 750TL vekalet ücretine karar verilmesi doğru değil ise de, bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün 5.maddesinde yer alan “Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre takdiren 750,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,” ifadesinin yerine “Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ nin 13/2.md uyarınca 1.371,46 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine” şeklinde hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 03.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.