Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2016/502 E. 2017/8655 K. 31.05.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/502
KARAR NO : 2017/8655
KARAR TARİHİ : 31.05.2017

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili; müvekkilinin adına kayıtlı 7792 nolu elektrik aboneliğinin olduğunu ve sulu tarım ile uğraştığını, müvekkilinin abonesine takılı sayacın 03.05.2012 tarih ve 27208 nolu sayaç değiştirme tutanağı ile değiştirilerek rapora gönderildiğini ve sayacın 04.06.2012 tarih 36056 nolu raporda sağlam çıktığını ancak optik portla yapılan endeks kontrolünde sulama sezonu içerisinde 170 gün gibi uzun süreli faz kesintisi olduğu tespit edildiğini ileri sürerek davalı tarafından müvekkiline 24.490,20 TL fatura tahakkuk ettirildiğini, müvekkilinin kaçak elektrik kullanmadığını belirterek, müvekkilinin dava konusu borçtan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; sulu tarım arazisi olduğu için tüketim miktarının yüksek olduğunu, tahakkuk ettirilen borç miktarının gerçeği yansıttığını, tahakkukun mevzuata uygun olduğunu ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile; 7792 nolu elektrik aboneliğinden dolayı davacının 21.895,51 TL borcu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiş, hüküm süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, tarımsal sulama abonesi davacı hakkında yapılan tahakkuka ilişkin açılan menfi tespit davası niteliğindedir.
Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği’nin 19.maddesine göre; sayacın müşterinin kusuru dışında herhangi bir nedenle tüketim kaydetmediğinin tespiti halinde, varsa müşterinin aynı döneme ait sağlıklı olarak ölçülmüş geçmiş dönem tüketimleri dikkate alınarak; yoksa, sayaç çalışır duruma getirildikten sonraki müşterinin ödeme bildirimine esas ilk iki tüketim dönemine ait tüketimlerinin ortalaması alınarak hesap yapılması gerektiği kuşkusuzdur.

./..

-2-

Somut olayda, dosya kapsamında hükme esas alınan 29.12.2014 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde; sayacın muhtelif zamanlarda tüketilen enerjiyi okumadığı, bunun gerilim dirençlerindeki arıza ve yanmalardan kaynaklandığı ve Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği’nin 19.maddesine göre hesaplama yapıldığı, ancak sayacın söküldüğü tarihte üzerinde okunan endeksin hesabının yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilerek, mahkemece öncelikle dosyanın önceki bilirkişi dışında oluşturulacak üç kişilik uzman bilirkişi kuruluna verilmesi, bilirkişi heyetinden davalının davacı taraftan isteyebileceği bedelin hesaplanması konusunda denetime elverişli bir rapor alınması, daha sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporu benimsenerek karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün HUMK’nun 428. maddesi gereğince davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK’nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK’nun 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 31.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.