YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/5065
KARAR NO : 2016/8444
KARAR TARİHİ : 30.05.2016
MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki yardım nafakası davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dava dilekçeşinde; müvekkilinin davalının kızı olduğunu, davacının Matematik bölüm öğrencisi olduğunu, davacının geliri olmadığını, davalının maddi destekte bulunmadığını ileri sürerek 750 TL yardım nafakasının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde, talep edilen nafakanın fahiş olduğunu, bu nafakayı ödeyecek gücünün olmadığını, davacıya aylık 250 TL nafakayı ödemeyi kabul ettiğini bildirerek nedenle fazlaya ilişkin istemin reddini istemiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile davacı için dava tarihinden itibaren aylık 250,00 TL yardım nafakasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; yardım nafakası istemine ilişkindir.
Temyize konu uyuşmazlık; mahkemece takdir edilen aylık 250,00 TL nafakanın, davacının ihtiyaçlarını karşılamaya yetecek miktarda olup olmadığı hususunda toplanmaktadır.
Kural olarak; anne babanın bakım borcu, çocuğun ergin olmasına kadar devam eder. Çocuk ergin olduğu halde eğitimi devam ediyorsa ana ve baba, durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde olmak üzere eğitimi sona erinceye kadar çocuğa bakmakla yükümlüdür. (TMK m. 328/2) Diğer taraftan; herkes yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoyu ve alt soyu ile kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür. (TMK m.364)
Eğitimine devam eden reşit birey, kendi emek ve geliriyle yaşamını sürdürmekten yoksun ise anne babasından öğrenimini tamamlayıncaya kadar yardım nafakası isteyebilir.
Bu bağlamda belirlenecek nafakanın; davacının geçinmesi için yeterli, nafaka yükümlüsünün geliriyle orantılı olması gerekir. Mahkemece nafaka miktarı tayin edilirken; davacının ihtiyaçları ve anne babanın geliri gözönünde bulundurulmalı, TMK’nın 4.maddesindeki hakkaniyet ilkesi gözetilmelidir.
Somut olayda; 1997 doğumlu davacının, … … , Matematik bölümü öğrencisi olduğu, davalı babasının ise emekli ve aylık 1.855.70 TL gelirinin olduğu, bir aracının bulunduğu dosya içeriği ile anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca mahkemece; nafakanın niteliği, davacının eğitim durumu ve ihtiyaçları ile davalı babanın gelir durumu birlikte nazara alındığında hükmedilen nafaka miktarı az olup, hak ve nesafete göre daha uygun oranda nafaka takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 30.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.