YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/5236
KARAR NO : 2016/5751
KARAR TARİHİ : 13.04.2016
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacılar vekili dilekçesi ile; müvekkillerinin kardeşi olan muris küçük…’nın 07.12.2006 tarihinde davalı tarafa ait olan ve kopmuş bulunan yüksek gerilim hattına temas etmesi neticesinde elektrik akımına kapılıp vefat ettiğini,… Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/628 Esas sayılı dosyası ile anne-baba lehine açtıkları tazminat davasının da kabul edildiğini ileri sürerek, vefat edenin kardeşleri olan her bir davacı bakımından 15.000,00’er TL olmak üzere toplam 75.000,00 TL manevi tazminatın davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; zamanaşımı def’ini ve derdestlik itirazlarını ileri sürerek, müteveffanın anne ve babasının ağır kusurlu olduğunu belirtmiş ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; … dışındaki davacılar bakımından tarafların ekonomik ve sosyal durumları da dikkate alınarak davanın kısmen kabulü ile; davacı … için 5.000,00 TL, davacı … için 5.000,00 TL, davacı … için 5.000,00 TL, davacı … için 5.000,00 TL olmak üzere toplam 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden (24/06/2010) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak payları oranında davacılara verilmesine, davacı …’nın ise olaydan sonra 10.03.2012 tarihinde dünyaya geldiği anlaşıldığından bu davacı bakımından davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin tüm, davacılar vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak;
Dava tarihinde yürürlükte olan 6098 sayılı TBK’nun 56.maddesine göre; hakim ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.
Ölen kişinin kardeşlerinin de manevi tazminat davasında davacı olma hak ve sıfatları ilke olarak vardır. Kardeşlerin ölenle bir arada yaşamaları, ilişkilerinin zayıflığı ve buna benzer nedenler tazminatın takdiri yönünden önem gösterseler dahi kardeşlerin manevi tazminat istemlerinin tümden reddi için yeterli değildir. Ancak bunlar tazminatın takdirinde göz önüne alınabilir. Hatta kardeşin yaşının küçük olması da dava hakkını ortadan kaldırmamaktadır.
Talepte bulunan kardeşin, ölen kardeşinin ölümü nedeni ile manevi tazminat isteyebilmesi için yaşının hiçbir önemi yoktur. Kardeşi öldüğünde ana rahmine düşmüş olsa dahi manevi tazminat isteme hakkına sahiptir. Hatta ölen kardeşini hiç tanıyamamaktan mütevellit ileride duyacakları üzüntü kendilerine daha da fazla manevi tazminat istemlerine neden olabilir.
O halde mahkemece; davacılardan …’nın kardeşinin ölüm tarihinden sonra dünyaya gelmiş olmasından bahisle manevi tazminat talebinin reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 13.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.