Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2016/5295 E. 2016/6737 K. 28.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/5295
KARAR NO : 2016/6737
KARAR TARİHİ : 28.04.2016

Asıl ve birleşen dava davacıları … ve diğerleri ile asıl ve birleşen davalar davalısı … aralarındaki alacak davasına dair… Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 28/03/2013 günlü ve 2010/492 E. -2013/278 K. sayılı hükmün Bozulması hakkında dairece verilen 29/04/2014 günlü ve 2014/30 E. – 2014/6609 K. sayılı ilama karşı davalı vekili ile davacılar …, …, … vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiştir.
Düzeltme isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacılar vekili dilekçesinde; müvekkillerinin, davalıya ait taşınmazların 1/5 hissesini 13.06.1985 tarihinde satın aldıklarını, bir yılı aşkın süre geçtikten sonra, davalı kooperatifin, mahkemeye başvurarak satışın yönetim kurulu üyelerinin bu satışa yetkisi olmadığını ileri sürerek, tapunun iptalini istediklerini ve mahkemece tapunun iptaline karar verildiğini; kararın 28.03.2010 günlü Yargıtay kararı ile onanarak kesinleştiğini; bu karar ile, davalı kooperatifin, müvekkilleri aleyhine sebepsiz zenginleştiğini iddia ederek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 8.000.00 TL alacağın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, zamanaşımı süresinin de geçtiğini, davacıların, zeytin mahsulü elde ettiklerini, bu gelirin takas ve mahsubunun gerekeceğini; ayrıca, davacıların iyiniyetli olmadıklarının mahkeme kararı ile belirlendiğini savunup; haksız açılan davanın reddini istemiştir.
Birleşen davalarda da; davacılar; aynı sebeplerle alacak talep etmişlerdir.
Mahkemece; bilirkişi raporu doğrultusunda, davacıların davasının kısmen kabulüne karar verilmiş, hükmün taraf vekillerince temyizi üzerine Dairemizin 29.04.2014 tarih ve 2014/30 Esas- 2014/6609 Karar sayılı ilamı ile;
“Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, tarafların aşağıdaki bentler dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
1-Davacıların temyiz itirazları bakımından;
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; 13.06.1985 yılında taşınmazların satın alınması için ödenen 50 milyon TL’nin çeşitli ekonomik kriterlere göre alım gücünün dava tarihine göre uyarlanması yapılırken;,,, Altın, Döviz(Dolar) ve Memur maaşlarına göre değerlendirmesi yapılıp, ortalaması alınmıştır. Oysa, Yargıtay’ın yerleşmiş içtihatlarında; satış bedelinin, denkleştirici adalet kuralı gereğince, güncellenmesi yapılırken esas alınacak çeşitli ekonomik etkenlerin, sadece yukarıda sayılan etkenlerle yapılması yeterli görülmemiş, bu etkenlerin yanı sıra enflasyon, işçi ücretlerindeki artışlar, asgari ücretteki artışlar v.s.’nin de hesaplamaya dahil edilip, ortalamaları alınmak suretiyle, paranın ulaşacağı alım gücünün bulunmasının, iadeye karar verilirken hakkaniyete daha uygun düşeceği ifade edilmiştir.Mahkemece, yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Asıl davanın, dava dilekçesinde; davacı taraf faiz talebinde bulunmamıştır. Keza, birleşen 2010/493 Esas sayılı dava dosyasında ve 2011/412 Esas sayılı dava dosyalarında da faiz talebi bulunmamaktadır. Mahkemece, bu davacılar yönünden hükmedilen alacağa ıslah tarihinden hükmedilmesi gerekirken, dava tarihinden faiz işletilmiş olması da doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir…” gerekçesi ile bozulmuş, bir kısım davacılar vekili ve davalı vekili tarafından bu kez karar düzeltme talebinde bulunulmuştur.
Düzeltilmesi istenen Yargıtay ilamında açıklanan gerekçelere göre düzeltme dileğinde ileri sürülen sebepler HUMK 440.maddesinde yazılı hallerden hiçbirine uymadığından, bir kısım davacılar vekilinin vaki düzeltme isteğinin reddine,
Davalı vekilinin karar düzeltme isteği yönünden ise;
Her ne kadar, Dairemiz bozma ilamında “Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; 13.06.1985 yılında taşınmazların satın alınması için ödenen 50 milyon TL’nin çeşitli ekonomik kriterlere göre alım gücünün dava tarihine göre uyarlanması yapılırken” ifadeleri yer almış ise de, 13.06.1985 yılında taşınmazların satın alınması için ödenen 50 milyon TL’nin çeşitli ekonomik kriterlere göre alım gücünün tapu iptal ve tescil davasının kesinleştiği tarih itibariyle uyarlanması gerektiği bu hususun zuhulen eksik kaldığı anlaşılmıştır.
Bu durumda mahkemece, taşınmazın satın alınması için ödenen paranın …, Altın, Döviz(Dolar) ve Memur maaşları, enflasyon, işçi ücretlerindeki artışlar, asgari ücretteki artışlar v.s.’nin de hesaplamaya dahil edilip, ortalamaları alınmak suretiyle, tapu iptal ve tescil davasının kesinleştiği tarih itibariyle paranın ulaşacağı alım gücünün bulunması hususunda rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi mahkemece, yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla; mahkeme kararının bozulmasına ilişkin ilamda, yukarıda açıklanan gerekçenin de belirtilmiş olması gerekirken, zuhulen eksik kaldığı anlaşıldığından, bu yöne ilişen karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin 29.04.2014 tarih ve 2014/30 Esas- 2014/6609 Karar sayılı 26.02.2013 gün ve 2012/20147 E. 2013/2997 K. sayılı ilamına ilave olarak mahkeme kararının yukarıda açıklanan gerekçe ile BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 28.04.2016 günü oybirliği ile karar verildi.