YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/5517
KARAR NO : 2016/6591
KARAR TARİHİ : 26.04.2016
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkili birliğin abonesi olan davalının, sağlanan atık su hizmetinden yararlanmasına rağmen tahakkuk ettirilen hizmet bedellerini ödemediği gibi bu amaçla başlatılan takibe de itiraz ettiğini ileri sürerek; davalının… İcra Müdürlüğü’nün 2007/2267 Esas sayılı icra takip dosyasına vaki haksız itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile; 527,96TL asıl alacak ve 219,62TL işlemiş faiz olmak üzere 747,58TL yönünden davalı tarafın….1. İcra Müdürlüğünün 2007/2267 esas sayılı takip dosyasına yönelik itarazının iptaline, takibin bu miktarlar üzerinden devamına, davacının davasının geri kalan kısım yönünden reddine ve red edilen kısma ilişkin takibin iptaline, taraflar kısmen haklı kısmen haksız çıktıklarından icra tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
HMK.’nın 266. maddesi hükmüne göre; Çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren konularda bilirkişi oy ve görüşünün alınması zorunludur. Genel hayat tecrübesi ve kültürünün sonucu olarak herkes gibi hakimin de bildiği konularda bilirkişi dinlenmesine karar verilemeyeceği gibi, hakimlik mesleğinin gereği olarak hakimin hukuki bilgisi ile çözümleyebileceği konularda da bilirkişi dinlenemez. Her halde, seçilecek bilirkişinin mesleği itibarıyla konunun uzmanı olması gerekir.
Somut olaya gelince; mahkemece, yargılama sırasında bilgisine başvurulan…Hukuk Fakültesi Ticaret Hukuku Öğretim Üyesi bilirkişinin raporu doğrultusunda karar verilmiştir. Rapor düzenleyen bilirkişinin, atık su tüketim bedeli hesabı konusunda uzman olmadığı; bu nedenle, bilirkişi olarak dinlenemeyeceği kuşkusuzdur. Uzman bilirkişi tarafından, davacının tahakkuk ettirdiği bedelden davalının sorumlu olup olmadığının belirlenmesi, davalının sorumlu olduğunun tespiti halinde, davalının ödenmesi gereken atık su bedelinin ayrıca sözleşme ve yönetmelik hükümlerine göre hesaplanması gerekmektedir.
Hal böyle olunca, mahkemece; dava dosyasının, atık su tüketim hesabı konusunda uzman olan mühendis bilirkişiye verilerek, davalının ödemesi gereken atık su bedelinin, sözleşme ve yönetmelik hükümlerine göre hesaplanması hususunda rapor düzenlettirilmesi gerekirken; bu hususta eksik inceleme ile konusunda uzman olmayan bilirkişiden alınan rapor doğrultusunda, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 26.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.