Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2016/6117 E. 2016/6547 K. 26.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/6117
KARAR NO : 2016/6547
KARAR TARİHİ : 26.04.2016

MAHKEMESİ :TÜKETİCİ MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili dilekçesinde; davalının davacı kurumun su abonesi olduğunu, borçlu abone tarafından ilgili aboneliğe ait 2007 yılı 2,3,4,5,6,7 ve 9. aylar ile 2008 yılı 2,3,4,5,6,7,9. aylara ilişkin borçların ödenmediğini, davalının bu bedellerin tahsili için hakkında 17.İcra Müdürlüğü’nün 2010/8323 Esas sayılı takip dosyası ile yapılan icra takibine haksız olarak kısmi itirazda bulunduğunu, davalının 1.Tüketici Mahkemesi’nin 2008/173 Esas, 2010/35 Karar sayılı ilamı uyarınca ödenmesi kesinleşen 4.461,68 TL ve icra takibinde bulunan ve kaçak su olarak tahakkuk ettirilen 497,51 TL’yi kabul ettiğini, ancak asıl alacağın bakiye kısmı ile işleyen faize ve faiz oranlarına itiraz ettiğini, ancak davalı abonenin bu borçlardan sorumlu olduğunu, Nisan 2008 dönem için 4.498,65 TL, Mart 2008 dönemi için 2.480,75 TL, Temmuz 2008 dönemi için 17,20 TL, Eylül 2008 dönemi için 497,51 TL ve bakım ücretleri için 17,95 TL olmak üzere toplam 7.512,06 TL asıl alacak bedelinin icra takibine konu edildiğini, davacı kurum tarafından yapılan işlemin usul ve yasaya uygun olduğunu, yine davalının işlemiş faiz ve faiz oranına itirazının da haksız olduğunu belirterek, kısmi itirazın iptali ile takibin devamına ve davacı lehine %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalıya 15.12.2007-16.01.2008 dönemi için 9.813,40 TL su faturası tahakkuk ettirildiğini, bu faturaya davalı tarafça itiraz edildiğini,… Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2008/14 D.iş sayılı dosyası ile yapılan delil tespitinde ise davalının sayacından bir eve ve besi çiftliğine su verildiğinin belirlendiğini, bu konuda 1.Tüketici Mahkemesi’nin 2008/173 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını ve davanın kısmen kabulü ile davalının 4.461,68 TL’lik kısımdan borçlu olduğunun belirlendiğini, bu miktarı ödemek için davacı kuruma müracaat ettiklerinde taraflarına faizi ile birlikte toplam 18.000,00 TL’lik borç çıkartıldığını, davalının 18.İcra Dairesi’nin 2011/1868 sayılı icra takibi uyarınca da 3.433,35 TL ödediğini, ancak bu miktarın da olması gereken borçtan fazla olduğunu, yine 01.10.2012 tarihli borç dökümünde ise 2.797,12 TL ilçe aktarım borcu olarak tahakkuk ettirilen borcu da kabul etmediklerini, davalının sözleşme imzalamadığı ve tek taraflı olarak davacı kurum tarafından tahakkuk ettirildiğinden uygulanan faiz oranlarını da kabul etmediklerini savunarak, davanın reddi ile davalı lehine %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile; 17.İcra Müdürlüğü’nün 2010/8323 Esas sayılı takip dosyasına davalı tüketicinin vaki itirazının kısmen iptali ile takibin 1.773,27 TL asıl alacak, 313,93 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.087,20 TL üzerinden devamına, asıl alacak miktarı üzerinden %40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; su borcunun tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
…nun 266.maddesi gereğince ancak çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşüne müracaat edilebileceği, hakimin kendisinin sahip bulunmadığı özel ve teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişiye başvuracağı, bu nedenle bilirkişinin kendisinden sorulan husus hakkında özel ve teknik bilgiye sahip, başka bir deyişle o konuda uzman olması gerektiği hüküm altına alınmıştır. Dolayısıyla mahkemece teknik konularda mutlaka teknik öğrenim görmüş olan mimar, mühendis, hesap bilirkişisi gibi kişiler bilirkişi olarak seçilmelidir.
Somut olayda; su aboneliğinden kaynaklanan ilamsız icra takibine davalı tarafından kısmi itirazda bulunulmuş, davacı tarafından da takibe vaki kısmi itirazın iptali davası açılmış olup, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporlarının hukukçu-hesap bilirkişisi ile destekten yoksun kalma tazminatı hesap uzmanı bilirkişiden alındığı anlaşılmaktadır. Söz konusu bilirkişiler su borcundan kaynaklanan alacakların hesaplanması konusunda rapor hazırlamaya ehil ve yeterli olmadığından, bu bilirkişi raporlarına dayanılarak hüküm tesisi mümkün değildir.
Öyle ise mahkemece; alanında uzman su bilirkişisinden (makine mühendisi) rapor alınması, raporda ayrıca taraflar arasında daha öncesinde görülüp neticelenen 1.Tüketici Mahkemesi’nin 2008/173 Esas, 2010/35 Karar sayılı menfi tespit dava dosyasında hüküm altına alınan dönemlerle ilgili olarak iş bu davada talep edilen dönemler ile çakışıp çakışmadığının da irdelenmesi, çakışıyor ise bu miktarların bu davada değerlendirilemeyeceği ve tenzili gerektiğinin düşünülmesi suretiyle hüküm tesisi gerekirken eksik inceleme ve ehil olmayan bilirkişilerce sunulan raporlar hükme esas alınmak suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bozma nedenine göre, taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 26.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.