Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2016/6138 E. 2016/6027 K. 19.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/6138
KARAR NO : 2016/6027
KARAR TARİHİ : 19.04.2016

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki vasiyetnamenin tenfizi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı dilekçesinde; eşi olan murisin … Noterliği’nin 01.02.2012 tarih ve 166 yevmiye nolu vasiyetnameyi düzenlediğini, ilgili vasiyetnamenin… Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2012/524 Esas sayılı dosyasında açıldığını, murisin diğer mirasçılarının vasiyetnamenin iptaline ilişkin olarak… 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açtıkları davanın mahkemenin 23.01.2014 tarih, 2013/146 Esas- 2014/16 Karar sayılı ilamı ile reddedildiğini ve bu kararın kesinleştiğini, bu vasiyetname ile murisin davaya konu 3374 parselde kain toplam alanı 1133 m2 olan ve diğer davalılar ile hissedar olduğu kargir ev ve bahçesi niteliğindeki taşınmaz içerisinde olan ve kendisi tarafından yapılan ve murise isabet eden iki katlı bahçeli evi ve içerisindeki eşyaların tamamını kendisine vasiyet ettiğini, bu nedenlerle murise ait … Noterliği’nin 01.02.2012 tarih ve 166 yevmiye nolu vasiyetnamesinin tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … cevap dilekçesinde; vasiyetçinin hissesi bulunan davaya konu taşınmaz içerisindeki vasiyetçiye ait hisselerinin tamamının vasiyet edilmediğini, vasiyetnamenin tenfizi talebinin sadece vasiyetçinin oturduğu kısım için geçerli olacağını, kiraya verilen üst kata ilişkin olarak tenfiz isteminin reddi gerektiğini, yine hisseli taşınmazdaki bu vasiyetnamenin infazının da yasal olarak mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davaya konu taşınmazda vasiyete konu kısmın ifrazının keşif yapıldığı tarih itibariyle olanaklı bulunmaması, vasiyete konu taşınmazın müşterek mülkiyete konu hisseli taşınmaz olması ve murise düşen hissenin zeminde belirli olmaması, davacı tarafça ortaklığın giderilmesine yönelik davanın açılmamış olmaması gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş, hüküm süresi içinde davacı tarafça temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacının sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, 3374 parsele ilişkin fen bilirkişisi tarafından düzenlenen 02.07.2014 havale tarihli rapor ve ekindeki krokiye göre vasiyette bahsedilenin sadece ev olduğu düşünülürse evin alt ve üst katının ayrı ayrı veya A harfi ile gösterilen evin tamamının ayrı bağımsız bölüm numarası verilerek tapuya tescilinin mümkün olmadığının belirtildiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar mahkemece; vasiyete konu kısmın ifrazının keşif yapıldığı tarih itibariyle olanaklı bulunmaması,vasiyete konu taşınmazın müşterek mülkiyete konu hisseli taşınmaz olması ve murise düşen hissenin zeminde belirli olmaması ve davacı tarafça ortaklığın giderilmesine yönelik bir davanın da açılmamış olmaması gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş ise de, fen bilirkişi raporunda A harfi ile belirtilen kısmın davacıya … Noterliği’nin 01.02.2012 tarih ve 166 yevmiye nolu vasiyetnamesi ile muris Lütfi Kıray tarafından vasiyet edildiğinin tapu kütüğünün beyanlar hanesine şerh edilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 19.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.