YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/7582
KARAR NO : 2016/7671
KARAR TARİHİ : 12.05.2016
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, dava dilekçesinde; 27.02.2008 tarihinde davalı … tarafından müvekkili adına kaçak elektrik kullandığından bahisle kaçak tahakkuku yapıldığını, yapılan tahakkukun usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla, tahakkuk edilen miktar yönünden borçlu olmadıklarının tespitine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, cevap dilekçesinde; yapılan tahakkukun usul ve yasaya uygun olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre;… Asliye Ceza Mahkemesinin 07.02.2013 tarih, 2012/509 Esas-2013/183 Karar sayılı dosyasında davacının beraat ettiği, bahse konu kaçak elektriğe ilişkin tutanağın usulüne uygun olmadığı ve davacının kaçak elektrik kullandığına delil teşkil edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; sözkonusu karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Türk Borçlar Kanununun 74.maddesi hükmünde “Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz.”
Somut olaya gelince, mahkemece; davalı aleyhine açılan ceza davası sonucu … Asliye Ceza Mahkemesinin 07.02.2013 tarih, 2012/509 Esas-2013/183 Karar sayılı dosyasında davalı hakkında (gerekçe bölümünde açıklandığı üzere) delil yetersizliğinden beraat kararı verilmiştir. Davaya konu kaçak elektriğin kullanıldığı iddia edilen yerde keşif tarihinde trafoya rastlanmadığı, yine ceza dosyası içerisinde …a yazılan müzekkereye verilen cevapta trafonun yer tespitinin yapılamadığı gerekçeleri ile… Asliye Ceza Mahkemesince davacı hakkında beraat kararı verilmiştir.
Mahkemece, bilirkişi incelemesi yapılmadan ceza mahkemesinde verilen bu karar esas alınarak hüküm kurulmuştur. Yukarıda açıklanan hukuki olgular dikkate alındığında ceza mahkemesince verilen beraat hükmünün görülmekte olan davada mahkemeyi bağladığından ve ceza mahkemesinin kesinleşmiş kararının görülmekte olan dava yönünden de kesin hüküm oluşturacağından söz edilemez. Bu nedenle mahkeme hükmünün gerekçesinde isabet bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca, mahkemece; gerektiğinde mahallinde keşif icrası suretiyle; öncelikle zabıt mümzi tanıkların beyanlarının alınarak suç tarihinde kaçak tespit tutanağında belirtilen trafonunun yer tespitinin ve fiili kullanıcısının belirlenmesi; kaçak tespit tutanağında bahsi geçen trafonun tutanak tarihinde davacının kullanımında olduğunun tespiti halinde; dosyanın konusunda uzman bilirkişiye tevdiyle bilirkişiden davalının davacı taraftan isteyebileceği kaçak tahakkuk bedelinin Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği ve 622 sayılı … kararı hükümlerine göre hesaplanması konusunda denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.