YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/7613
KARAR NO : 2016/7517
KARAR TARİHİ : 11.05.2016
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, mahkemenin görevsizliğine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, davalıların mürisinin (su aboneliği borçtan dolayı iptal edilen) şebeke borusu ile vana başı arasına musluk takarak kaçak su kullandığının tespit edilmesi üzerine kaçak su tutanakları düzenlendiğini, tahakkuk ettirilen bedelin tahsili için davalılar aleyhine başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, tüketici mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş olup, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; su borcundan dolayı aboneliği iptal edilen abonenin, kaçak su kullanımı sebebiyle adına tahakkuk ettirilen su kullanım bedelinin tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazının iptali talebine ilişkin olup, uyuşmazlığın bu çerçevede değerlendirilmesi gerekir.
28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 3/l maddesinde tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem, olarak tanımlanmıştır.
Aynı Kanunun 73. maddesinde ise bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağı öngörülmüştür.
Somut olayda davacı, su aboneliği borçtan dolayı iptal edilen abonenin, kaçak su kullanımının tespit edilmesi ve kaçak tutanağının tanzim edilmesi üzerine tahakkuk ettirilen su kullanım bedelinin tahsilini talep etmiştir. Taraflar arasındaki abonelik ilişkisi borçtan dolayı iptal edilmiş olduğundan, kaçak tutanaklarının tanzim tarihi itibariyle taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin hukuki bir işlem bulunmaması karşısında, 6502 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması mümkün değildir.
Bu duruma göre uyuşmazlığın çözümü genel mahkemelerin görevi içerisindedir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir.
Hal böyle olunca, mahkemece işin esasına girilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.