YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/7839
KARAR NO : 2016/7703
KARAR TARİHİ : 12.05.2016
MAHKEMESİ :TÜKETİCİ MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki Hakem Kurulu Kararına İtiraz davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 08.02.2013 tarihinde “…. Kampanyası” kapsamında 24 ay taahhüt ile abonelik sözleşmesi imzalandığını, davalının sözleşme tarihinden iki ay sonra Tüketici Sorunları Hakem Heyeti Başkanlığına başvurarak, adil kullanım kotası sorunu yaşadığını ve hızının haksız yere düşürüldüğünü iddia ederek, 20 Mbps bağlantı hızında ve limitsiz internet kullanım hakkının tarafına iadesini talep ettiği, hakem heyetinin tüketicinin bu istemini kabul ettiği, oysa; uyuşmazlığın çözülebilmesi için internet kullanım oranları ve uygulamanın bireysel kullanıcılar açısından hak kaybına yol açıp açmadığı hususlarında konunun mutlaka uzman bilirkişiler tarafından değerlendirilmesi gerektiğini belirterek;…Kaymakamlığı Tüketici Sorunları Hakem Heyeti Başkanlığı’nın 11.07.2013 tarih, 2013/5242 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece; hakem heyeti kararının davacı şirkete 19.07.2013 tarihinde tebliğ edildiği, huzurdaki davanın ise 27.08.2013 tarihinde, yasal 15 günlük dava açma süresi geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle, hak düşürücü süre nedeniyle, dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekilinin temyiz istemi, 26.05.2014 tarihli ek kararla, kararın “kesin” olarak verildiği, bu haliyle temyize kabil olmadığı gerekçesiyle HMK’nın 362. maddesi uyarınca reddedilmiş, bu kez davacı vekili bu ek karara karşı temyiz isteminde bulunmuştur.
Dava, Tüketici Sorunları Hakem Heyeti Başkanlığı tarafından verilen kararın iptali istemine ilişkindir.
Temyize konu öncelikli uyuşmazlık; davanın usulden reddine yönelik olarak verilen kararın kesin olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 427/2. maddesinde, miktar veya değeri belirli bir tutarın altında kalan taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararların kesin olduğu, dolayısıyla temyizinin olanaklı bulunmadığı hükme bağlanmıştır.
Yasa koyucu bu hükümle açık bir biçimde, bir kararın temyiz kabiliyetine haiz bulunup bulunmadığını belirlerken, davanın miktar veya değeri yanında temel ölçü olarak davanın türünü de esas almıştır.
Somut olayda; davalı tüketici, adı geçen hakem heyetinden, adil kullanım kotası sorunu yaşadığı ve hızının haksız yere düşürüldüğü gerekçesiyle, …. bağlantı hızında ve limitsiz internet kullanım hakkının tarafına iadesini talep etmiş,…Kaymakamlığı Tüketici Sorunları Hakem Heyeti Başkanlığı 11.07.2013 tarihli kararla tüketicinin talebini kabul ederek; “…tüketicinin ilgili şirket ile yaptığı sözleşmeye göre limitsiz 20 mbps bağlantı hızında fiber internet paketinden faydalanmasına” şeklinde karar vermiştir.
Bu bağlamda, taraflar arasındaki hukukî uyuşmazlık, taşınır bir mala ya da bir alacağa ilişkin olmayıp, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin uygulanmasına yönelik olduğundan, HUMK’nın 427/2. maddesi gereğince kesinlik sınırının dışında kaldığı açıktır.
Kesin olmayan bir karara ilişkin olarak, mahkemece, kararın kesin olduğunun yazılması ve bu kararın temyizine ilişkin dilekçenin, kararın kesin olduğundan bahisle reddedilmesi yok hükmünde olup, hukuki sonuç doğurmaz.
Bu itibarla, kararın temyizinin olanaklı bulunduğu kanaatine varılarak, … 3. Tüketici Mahkemesi’nin 27.08.2013 tarihli temyiz talebinin reddine yönelik ek kararı kaldırılarak, temyiz isteminin esastan incelemesine geçilmiştir.
Taraflar arasındaki esasa yönelik uyuşmazlık ise; davanın yasal süresi içinde açılıp açılmadığı noktasında toplanmaktadır.
İptali talep olunan hakem heyeti kararının verildiği tarih itibariyle yürürlükte bulunan 4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 22/5. maddesi gereğince, hakem heyetince verilen kararlara karşı onbeş gün içinde tüketici mahkemelerinde iptal davası açılabilir.
Dosya kapsamından; iptali istenen kararın, şirkete 19.07.2013 tarihinde tebliğ edildiği, şirketin huzurdaki davayı 25.07.2013 tarihinde, yani yasal 15 günlük süre içinde açtığı ancak mahkemenin eksik inceleme sonucu davanın 27.08.2013 tarihinde açıldığından bahisle davayı usulden reddettiği anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca mahkemece; işin esasına geçirilerek, tarafların tüm delilleri toplanıp, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme sonucu yazılı gerekçelerle davanın usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bu husus hükmün bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.