YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/1438
KARAR NO : 2017/792
KARAR TARİHİ : 06.02.2017
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki temerrüt nedeniyle tahliye davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen karar, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmiş olmakla; dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Dava, temerrüt nedeniyle tahliye talebine ilişkindir. Mahkemece kiralananın tahliyesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere göre davalının temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Tahliyeye ilişkin temyizine gelince:
Davacı dava dilekçesinde; Davalının …, …mah, … sok., No: …deki taşınmazda kiracısı olduğunu, aynı adreste bulunan 1 no.lu daireye taşınmak istediğini belirterek altı ay önce 1 no.lu dairenin anahtarlarını kendisinden aldığını, bir kısım eşyaları oraya taşıdığını, iki daireyi birlikte işgal ettiğini, işgal ettiği dairenin kirasını ödemediğini, şifahi başvurularına rağmen bu yeri boşaltmadığını belirterek, davaya konu 1 no.lu daireden davalının temerrüde düşmesi nedeniyle kiralananın tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı cevap dilekçesi sunmamış, duruşmadaki beyanında kiraları elden ödediğini, ödemeler karşılığında davacıdan herhangi bir yazılı belge almadığını, bu nedenle davanın reddini savunmuştur.
Borçlar Kanununun 315.maddesi hükmü uyarınca temerrüt nedeniyle tahliyeye karar verilebilmesi için istenen kira parasının muaccel (istenebilir) olması ve bu kira bedelinin verilen otuz (30) günlük sürede ödenmemiş bulunması ve ihtarnamede verilen süre içerisinde kira parasının ödenmemesi halinde akdin feshedileceğinin açıkça belirtilmesi gerekir. Kira parası götürülüp ödenmesi gereken borçlardan olduğundan, kiralayana götürülüp elden ödenmesi veya gideri kiracıya ait olmak koşuluyla konutta ödemeli olarak PTT kanalıyla gönderilmesi gerekir. Bundan ayrı, sözleşmede özel bir koşul kabul edilmişse bu hususta gözönünde tutulmalıdır. Açıklanan şekilde yapılmayan ödemeler yasal ödeme olarak kabul edilemez. Ancak teamül haline gelmiş bir ödeme şekli varsa bu şekilde yapılan ödeme de geçerlidir.
Olayımıza gelince; Hükme esas alınan Kasım ayı 2014 yılı başlangıç tarihli sözlü kira akdi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Borçlar Kanununun 315.maddesi hükmü uyarınca temerrüt nedeniyle tahliyeye karar verilebilmesi için istenilen kira parasının muaccel (istenebilir) olması ve bu kira bedelinin verilen otuz (30) günlük sürede ödenmemiş bulunması ve ihtarnamede verilen süre içerisinde kira parasının ödenmemesi halinde akdin feshedileceğinin ve tahliye davası açılacağı hususunun açıkça belirtilmesi gerekir. Davacı tarafından ödenmeyen kira bedellerinin ödenmesi için davalıya keşide edilmiş süreli ihtar bulunmadığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Temerrüt ihtarı gönderilmeden ve kiracı temerrüde düşürülmeden temerrüt nedeniyle tahliyeye karar verilemez. Bu nedenle tahliye isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle tahliye isteminin kabulüne karar verilmesi doğru değildir. Hüküm, bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK’nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 06.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.