Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2017/16957 E. 2019/2583 K. 26.03.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/16957
KARAR NO : 2019/2583
KARAR TARİHİ : 26.03.2019

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki kaçak elektrik kullanımından doğan alacağa dayalı olarak başlatılan icra takibine karşı açılan itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı, … 2.İcra Müdürlüğünün 2014/6249 sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, takibinin itiraz üzerine durduğunu, taraflar arasında abonelik sözleşmesi bulunmadığını, merdiven otomatından hat çekerek kaçak elektrik kullandığının tespiti üzerine düzenlenen tutanağa istinaden 4.742,87 TL kaçak elektrik tahakkuk ettirildiğini, itirazın haksız ve kötü niyetli olduğundan takibe yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini, ayrıca hükmedilen tutar üzerinden %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, kaçak elektrik kullanma suçlamasını kabul etmediğini, müteahhitten inşaatı bu şekilde devir aldığını, kullandığı elektriğin kaçak olduğu konusunda bilgisi olmadığını, kullanmış olduğu elektriğin parasını ödediğini belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; davanın kabulüne, … 2. İcra Müdürlüğünün 2014/6249 Esas sayılı dosyası üzerinden 4.742,87 TL asıl alacak üzerinden yürütmüş olduğu icra takibine yapılan itirazın asıl borç ve fer’i yönünden iptaline ve takibin devamına, davalının haksız yere itirazı nedeniyle asıl alacağın %20’si olan 948,57 TL’nin davalıdan alınak davacıya icra inkar tazminatı olarak verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, kaçak elektrik kullanım bedelinin tahsiline yönelik yapılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre; davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- İtirazın iptâli davalarında İcra ve İflas Kanunu’nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, diğer yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir.
Dosyanın incelenmesinde; hükmedilen alacak miktarının yargılama sonucu bilirkişi raporu alınmasına ihtiyaç duyulduğu, bu nedenle ortada likit alacak bulunmadığından icra inkar tazminatı ödenmesine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 6100 sayılı HMK’nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK’nun 440.maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 26.03.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.