Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2017/7365 E. 2019/3491 K. 17.04.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/7365
KARAR NO : 2019/3491
KARAR TARİHİ : 17.04.2019

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı, taşınmazın 01.04.2010 tarihinde davalılara kiralandığını, kira sözleşmesinin sona ermesi üzerine taşınmazın davalılarca tahliye edildiğini fakat kira dönemi içerisindeki site aidatının ödenmediğini, ödenmeyen bedeller için site yönetimine ödeme yapıldığını, ödenmeyen 634,00 TL kira borcu olduğunu, bir kısım elektrik ve su faturalarının ödemediğini, ayrıca mecurun kötü ve hor kullanıldığını, eski hale getirilmesi amacıyla tamirat yapıldığını, bu zararların da davacılar tarafından karşılanmadığını belirterek 4.874,50 TL’ nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar, mecurda kötü kullanım iddiasının doğru olmadığını, tadilatların normal kullanımdan kaynaklandığını, su, elektrik, aidat borcu olmadığını ileri sürerek davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, kötü kullanmadan kaynaklanan toplam 1.825.00 TL yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, kira sözleşmesinden kaynaklanan ödenmeyen kira alacağı, su, elektrik ve aidat kalemlerinden oluşan yan giderler ile hor kullanım tazminatına ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesi uyarınca mahkeme tarafından hüküm fıkrasında asıl ve yardımcı taleplerin hepsi hakkında açık ve tereddüte yol açmayacak şekilde karar verilmesi gerekir. Mahkemece taleplerden biri hakkında olumlu veya olumsuz hiçbir karar verilmemiş olması durumunda hakkında karar verilmemiş olan talep, zımnen reddedilmiş sayılmaz. Zira bu talep hakkında ortada olumlu veya olumsuz bir mahkeme kararı yoktur.

Somut olayımıza gelince, dava dilekçesinde hor kullanmadan kaynaklı tazminatın yanında kira, aidat, su ve elektrik alacağına ilişkin talepte bulunulmasına rağmen, mahkemece davacının bu iddiasına ilişkin olarak inceleme ve araştırma yapılmamış, gerekçeli kararda bu hususa değinilmemiş, bu hususta olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiştir. Hal böyle olunca mahkemece; HMK’ nın 297. maddesi hükmüne uygun biçimde dava dilekçesindeki talepler hakkında ayrı ayrı hüküm tesisi gerekirken, bu yön gözetilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK’ nın geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK’ un 440.maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,17.04.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.