Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2020/1164 E. 2020/6401 K. 11.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1164
KARAR NO : 2020/6401
KARAR TARİHİ : 11.11.2020

MAHKEMESİ : GAZİANTEP 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen muarazanın giderilmesine davasının kabulüne dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davalı tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine yönelik olarak verilen kararın, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, işletmekte olduğu eczanenin … isimli merkezi bir sistemi kullanmakta olduğunu, davalı kurum ile aralarında bulunan protokol uyarınca bu sistemi kullanmakta iken 20.10.2016 tarihinde sisteme giriş yaptığında karşısına “Bu eczane 19.10.2016 tarihi ve sonrası iptalidir” uyarısının çıktığını, davalı kurum ile irtibata geçildiğinde müvekkiline ait eczanenin incelemeye tabi tutulacağı şeklinde bilgi verildiğini, ancak bu işlemin gerekçesinin tüm girişimlere rağmen öğrenilemediğini belirterek, erişimin engellenmesine ilişkin eylemin iptaline, tahakkuk ettiği halde ödemesi yapılmayan alacaklar için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000 TL tutarındaki alacağın davalı kurumdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
İlk derece mahkemesince, davacının medula sistemine girişinin engellenmesine ve ilaç satımından kaynaklı alacaklarının neden ödenmediğine ilişkin geçerli, kabul görür bir açıklama getirilemediği ve davacının sözleşmeye aykırı bir davranışının tespit edilemediği gerekçesiyle davacının medula sistemine girişinin engellenmesine ilişkin işlemin iptaline, davacının ilaç satımından kaynaklı alacağının davalı tarafça yargılama sırasında ödenmesi nedeniyle bu hususta karar verilmesine yer olmadığa ilişkin karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesinin kararına karşı, davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş, Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurularak davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında geçerli 2016 yılı protokolünün 5.1. maddesine göre, taraflar bir ay önceden yazılı bildirimde bulunmak şartıyla sözleşmeyi her zaman feshedebilir. Aynı protokolün 5.2. maddesinde ise protokolün 5. maddesinde yer alan fiillerin tespiti halinde eczacıya 15 gün süre verilerek eczacının yazılı savunmasının isteneceği hususu düzenlenmiştir.
Somut olayda, davacının … sistemine girişi davalı kurum tarafından engellenmiştir. Taraflar arasındaki protokolün, protokol hükümlerine uygun bir şekilde feshedildiğine dair davalı kurum tarafından dosyaya herhangi bir bilgi, belge veya yazılı ihtar sunulmamıştır.
Bu hali ile; davalı tarafından, usulüne uygun fesih işleminin gerçekleştirildiği ispat edilemediğinden, dava tarihinde taraflar arasındaki protokolün halen ayakta olduğunun kabulü ile, davalı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddi gerekirken, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK’nun 371. maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı taraf yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, dosyanın bölge adliye mahkemesine gönderilmesine, 11/11/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.