Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2020/12319 E. 2021/2153 K. 02.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/12319
KARAR NO : 2021/2153
KARAR TARİHİ : 02.03.2021

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki kira bedelinin tespiti davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı; davalının 01.06.2009 tarihli kira sözleşmesi ile kiracı olduğunu, son ödenen aylık 1.400,00 TL kira bedelinin, 01.06.2014 tarihinden itibaren aylık 1.800 TL olarak tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı; her yıl ÜFE- TÜFE oranlarında artırım yaptıklarını ve son olarak aylık 1.400 TL kira bedeli ödendiğini, dava konusu dairenin bulunduğu binanın çok eski bir yapı olduğunu, şirket tarafından birçok tadilat yaptırdıklarını ayrıca emsallerin üzerinde kira ödediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece; davanın reddine yönelik olarak verilen karar Dairemizin 21/11/2018 tarih ve 2017/4787-2018/11834 E/K sayılı ilamı ile; bilirkişi heyetinden ek rapor alınarak kiralananın boş olarak yeniden kiraya verilmesi durumunda serbest koşullarda getirebileceği brüt kira bedelinden, davalının eski kiracı olması nedeniyle hakkaniyet indirimi de yapılarak, davalının kabul ettiği veya halen ödediği miktardan az olmamak üzere brüt olarak kira bedelinin tespitine ilişkin bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde; davanın kısmen kabulü ile taşınmazın aylık kira bedelinin 01/06/2014 tarihinden geçerli olmak üzere brüt 1.750,00 TL olarak tespitine, davalı taraf davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden davacı vekili lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, talep edilen miktar üzerinden hesap edilen takdiren 3.240,00 TL nispi avukatlık ücretinin davacıdan alınarak vekille temsil edilen davalı tarafa verilmesine, davacı tarafça yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına karar verilmiş; söz konusu karar davacı tarafça temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacının hükmedilen yargılama giderlerine yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 9. maddesinde yer alan kira bedelinin tespiti davalarında mahkemece tespit olunan kira bedeli farkının bir yıllık tutarı üzerinden tarifenin üçüncü kısmı gereğince hesaplanacak nispi vekâlet ücretine hükmedileceği düzenlemesine göre, tespit edilen yıllık brüt kira bedelinden davalı tarafından ödenen yıllık brüt kira bedeli çıkartılarak, aradaki fark üzerinden davacı yararına vekalet ücreti ve reddedilen kısım üzerinden davalı yararına vekalet ücreti takdir edilmesi gerekir.

Yine yargılama giderlerinden sayılan ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 323., Avukatlık Kanunu’nun 169. ve Avukatlık Ücret Tarifesinin 1. maddelerinde düzenlenen ancak müstakil bir varlığı olmayan ve ait olduğu davanın konusunu teşkil eden hak ve alacağa sıkı sıkıya bağlı bulunan avukatlık ücretinin, davada haksız çıkan tarafa yükletilmesi gerekir. Zira, haksız davranışta bulunan bir kimsenin, bu haksız davranışının bütün sonuçlarından sorumlu tutulması, hukukun genel kurallarındandır. Konuya ilişkin 6100 sayılı Yasa’nın 329. maddesinin birinci fıkrası bu ilkeye dayanmaktadır. Değinilen Yasa’nın 330. maddesi uyarınca, vekâlet ücretine yönelik hüküm fıkrasının taraf lehine kurulması gerekir. Kural olarak, davada haklı çıkan taraf kendisini vekil ile temsil ettirmiş ise, vekâlet ücreti diğer yargılama giderleri gibi haksız çıkan taraftan alınarak haklı çıkan tarafa verilir.
Somut olayda; davacı tarafça, halen ödenmekte olan kira bedelinin aylık 1.400,00 TL olduğu belirtilerek, 01.06.2014 tarihinden itibaren aylık kira bedelinin 1.800,00 TL olarak tespiti istenilmiş, Mahkemece istenen dönem kira bedelinin 1.750,00 TL olarak tespitine karar verilmiştir. Her ne kadar Mahkemece; davalı tarafça davanın açılmasına sebebiyet verilmediğinden bahisle hüküm kurulmuş ise de; 11.07.1972 tarih ve 1606 sayılı Bazı Dernek ve Kurumların Bazı Vergilerden, Bütün Harç ve Resimlerden Muaf Tutulmasına İlişkin Kanun’un 1. maddesine göre, davacı kurumun her türlü harç ve vergiden muaf tutulduğu, bu nedenle de kiracının stopaj vergisi ödemediği anlaşılmakla, ödenmekte olan kira bedelinin brüt olduğunun kabulü ile vekalet ücreti takdir edilirken ve haklılık oranında yargılama gideri paylaştırılırken “talep edilen ya da halen ödenmekte olan brüt kira bedeli ile hüküm altına alınan brüt kira bedeli arasındaki fark” esas alınarak hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde davacı lehine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi ve davalı yargılama boyunca kendisini vekille temsil ettirmediği halde davalı lehine vekalet ücretine karar verilmesi doğru değildir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması HUMK 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle davacının aleyhinde hükmedilen vekalet ücretine yönelik temyiz itirazının kabulü ile hüküm fıkrasının 5. ve 6. paragraflarının hüküm metninden çıkartılarak, yerine “Davacı taraf kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 1.450,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, “Davacı tarafça yapılan tebligat, posta ve bilirkişi ücreti masrafı olarak toplam 1.675,90 TL yargılama giderinden dava kabul ve red oranına göre hesaplanan 1.436,25 TL’sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına”, ifadelerinin eklenmesi suretiyle hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 6100 sayılı HMK’nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK’nın 440.maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 02/03/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.