Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2020/3615 E. 2020/5391 K. 05.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3615
KARAR NO : 2020/5391
KARAR TARİHİ : 05.10.2020

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne dair verilen hükmün tavzihi talebinin reddine dair verilen ek kararın, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, dava dilekçesinde özetle; davalı kiracı ile aralarında taşınmaz kira sözleşmesi imzalandığını, ancak davalının 2012 yılı Eylül, Ekim ve Kasım aylarına ait kira bedellerini ödemediğini, önceki döneme ait kira borcunu ise eksik ödediğini, bu nedenle davalı aleyhine icra takibi yapıldığını ve davalının itiraz ettiğini belirterek, davalının icra dosyasına yaptığı itirazın iptaline, kira sözleşmesinin feshine ve davalının kiralanandan tahliyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, süresi içinde cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece davanın kabulü ile icra dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin 37.405,02 TL asıl alacak ve 1.374,21 TL işlemiş faiz üzerinden devamına, asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, kira sözleşmesinin feshine ve davalının kiralanandan tahliyesine karar verilmiştir.
Davacı, 31.10.2016 tarihli dilekçesi ile ; davanın tam kabulüne karar verildiği halde hükmün 5. bendinde maddi hata yapılarak “alınması gerekli 10.445,28 tl nisbi harçtan peşin yatırılan 666,60 tl’nin mahsubu ile bakiye 9.778,68 tl eksik harcın öncelikle davalı taraftan alınarak hazineye irat kaydına” şeklinde yazılması gerekirken sehven “davacı taraftan alınarak hazineye irat kaydına” denildiğini bu hususun hüküm ile çelişki yarattığını ve hatalı yazılan hükmün 5. bendindeki davacı kelimesinin davalı şeklinde düzeltilmesini talep etmiştir. Mahkemece, 03/11/2016 tarihli ek karar hükmün 5. Bendindeki maddi hatanın tavzih yolu ile düzeltilemeyeceği ancak asıl hükmün temyizi ile düzeltilmesinin istenebileceği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiş; tavzih talebinin reddine dair ek karar davacı tarafça temyiz edilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 304/1. maddesine göre hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Bu hüküm 1086 sayılı Kanunun 459. maddesinin “İki tarafın isim ve sıfat ve neticei iddialarına mütaallik hatalar ve esas hükümdeki hesap hataları kendilerinin istimaından sonra mahkeme tarafından tashih olunur.” şeklindeki birinci cümlesine karşılık gelmekte olup, bu düzenlemeyle karardaki açık hataların mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine tashih edilebileceği esası getirilmiştir. Aynı yasanın 183. maddesi ile de dava dosyasında bulunan belgelerdeki açık yazı ve hesap hatalarının karar verilinceye kadar düzeltilebileceği öngörülmüştür.
Somut olayda mahkemece; “davanın kabulüne” karar verildiği, bu nedenle de alınması gereken harcın davalıya yükletilmesi gerekeceği gerçeği karşısında, talebin “maddi hatanın düzeltilmesi” şeklinde yorumlanması ve HMK’nın 304 vd. maddeleri gereğince işlem yapılarak kabulüne karar verilmesi gerekirken. yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının ek karara yönelik temyiz itirazının kabulü ile mahkemenin 03.11.2016 tarihli ek kararın HUMK.nun 428. maddesi gereğince davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 6100 sayılı HMK’nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK. nun 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 05.10.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.