YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/4044
KARAR NO : 2021/1303
KARAR TARİHİ : 11.02.2021
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki eğitim ve öğretim giderlerinden kaynaklanan alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraflarca temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, davalının Türk Silahlı Kuvvetlerinden mecburi hizmet yükümlülüğünü tamamlamadan ayrıldığını ve müstafi olarak ödemekle yükümlü olduğu tazminat miktarını kendisine bildirilen yasal süre içerisinde ödemediğini belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile 48.562,98 TL asıl alacak ve 259.678,86 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 308.241,84 TL’nin yasal faizi ile (asıl alacağa 30/08/1991’den başlamak üzere sarf tarihlerinden itibaren hesaplanacak yasal faiz, gecikme zammına ise TSK’dan ayrılma tarihi olan 24/01/2006 tarihinden başlamak üzere hesaplanacak yasal faizi ile) davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 44.668,00 TL asıl alacağın 30/08/1991 yılından başlamak üzere sarf tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dava, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu’nundan kaynaklanan eğitim ve öğretim alacağının tahsili istemine ilişkindir
Mahkemece, öncelikle 6191 Sayılı Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanunun 10. ve 926 Sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununa eklenen Geçici 32. maddesinin incelenmesiyle 12 Mart 1971 tarihinden bu Kanunun yayımı tarihine kadar, yargı denetimine kapalı idari işlemler veya Yüksek Askerî Şûra kararları ile Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiği kesilenler veya vefatları hâlinde hak sahiplerinin, bu madde hükümlerinden yararlanabilmek için altmış gün içinde Milli Savunma Bakanlığına başvuru yapmaları gerektiğine ilişkin hüküm çerçevesinde davalının süresi içinde Milli Savunma Bakanlığına başvurusu olup olmadığı değerlendirilip oluşacak sonuç doğrultusunda karar verilmeli, davalının başvurusu neticesinde olumsuz karar çıkması halinde aşağıda yer alan bentler dikkate alınarak karar verilmelidir.
2-926 sayılı Yasanın 112. maddesinin dördüncü fıkrasında “Durumları yukarıdaki fıkralara uyanlar ile Türk Silahlı Kuvvetleri’nden her ne şekilde olursa olsun mecburi hizmet yükümlülüğünü tamamlamadan ayrılan veya ilişiği kesilen subay ve astsubaylar (Türk Silahlı Kuvvetleri’nde görev yapamaz şeklinde sağlık raporu alanlar ile vazife malulü olarak Türk Silahlı Kuvvetleri’nden ayrılanlar hariç), her yıl kuvvet komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından belirlenen; askeri öğrenci, subay ve astsubay nasbedildikten sonra kendilerine yapılan öğrenim, eğitim ve yetiştirme masraflarını, yükümlülük sürelerinin eksik kalan kısmı ile orantılı olarak kanuni faizi ile birlikte tazminat olarak öderler. Öğrenim, eğitim ve yetiştirme masraflarının hangi unsurlardan oluşacağı ve tahsiline ilişkin usul ve esaslar; Milli Savunma, İçişleri ve Maliye Bakanlıkları tarafından müştereken yürürlüğe konulacak yönetmelikte belirlenir.” düzenlemesine yer verilmiş olup Yasanın uygulanması ise 17.12.2005 tarihli Türk Silahlı Kuvvetleri Personelinin Öğrenim, Eğitim ve Yetiştirme Masraflarının Tespitine Dair Yönetmelikte gösterilmiştir. Buna göre davalının ana para borcu eksik kalan yükümlülük süresi ile orantılı olarak yürürlükte bulunan yasal düzenlemeler uyarınca tespit edilerek faiz borcununda bulunacak ana para miktarına göre belirlenmesi gerekirken, idarece bildirilen borç miktarları üzerinden ana para ve faiz hesabı yapan denetime elverişsiz rapora göre hüküm kurulmuş olması hatalı olup bozmayı gerektirir.
3-Dosya içerisinde bulunan yüklenme senedinde yükümlü davalıya yapılan masrafların sarf tarihlerinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davacı idareye ödeneceği taahhüt edilmiş, davacı tarafça da yükümlüye yapılan masrafların eksik kalan mecburi hizmet süresine isabet eden tutarı olan alacağın ve bu alacağa 30.08.1991’den başlamak üzere sarf tarihlerinden itibaren hesaplanacak yasal faiz,gecikme zammına ise TSK den ayrılma tarihi olan 24/01/2006 tarihinden başlamak üzere hesaplanacak yasal faizi ile birlikte tahsili istenilmiştir. Sarf tarihinden maksat, ilgili kurum tarafından yükümlüye yapılan her bir kalem masrafın yapıldığı tarihtir. Şayet, sarf tarihlerinin tespiti mümkün değilse faizin başlangıç tarihi olarak Yargıtay uygulamalarına göre eğitim ve öğretim dönemi sonu ya da masrafın yapıldığı yılı takip eden yıl başı olarak kabul edilmelidir. Somut olayda, dosyada mevcut maliyet çizelgesinde yükümlüye yapılan masraflar eğitim ve öğretim sonu itibariyle belirlendiğine göre, bilirkişi tarafından hesaplanan asıl alacak için her bir dönem sonu tespit edilerek bu tarihten itibaren dava tarihine kadar işlemiş faizi de hesaplaması gerekmektedir.,Mahkemece,asıl alacağa Deniz Lisesi 1.sınıf eğitim sonundan itibaren faiz işletilmesi hatalı olup bozmayı gerektirir.
4-926 Sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu’nun 112. maddesinin 4. fıkrasında “Yabancı memleketlere öğrenim, staj, kurs, ihtisas veya görgü ve bilgilerini artırmak amacıyla gitmiş olanlardan durumları yukarıdaki fıkralar hükümlerine uyanlar hakkında o fıkra hükümleri uygulanmakla birlikte orada bulundukları süre içerisinde aldıkları aylık ve Devletçe yapılan masrafların dört katı ayrıca tazminat olarak alınır.” hükmü yer almaktadır. Söz konusu fıkranın atıf yaptığı 112. maddenin 1. fıkrasında, Muvazzaf subay ve astsubayların subay ve astsubay nasbedildikleri tarihten itibaren fiilen 15 yıl hizmet etmedikçe istifa edemeyecekleri, 2. fıkrasında; Astsubaylıktan subay olanlar hakkında bu yükümlülüğün astsubay çavuşluğa nasıp tarihinden itibaren hesap edileceği belirtilmiştir. 112. maddenin 3. fıkrasında ise “a) Yabancı uyruklu kişilerle evlenenlerden, bu evlilikleri yönetmelikte belirtilen esaslar dahilinde Genelkurmay Başkanlığınca uygun görülmeyenler ve b) Çeşitli nedenlerle Türk vatandaşlığını kaybedenler veya Türk vatandaşlığından çıkarılanlar”ın subay ve astsubaylıktan istifa etmiş sayılacağı düzenlemesine yer verilmiştir.
Somut olayda; dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davalı …’nun yurt dışında 01.07.1993-23.05.1997 tarihleri arasında harp okulu eğitimi, 09.09.2000-29.08.2002 tarihleri arasında yüksek lisans)eğitimi aldığı davalının mecburi hizmet süresini tamamlamadan, 24.01.2006 tarihinde Türk Silahlı Kuvvetlerinden resen emekliye sevk edildiği anlaşılmaktadır.
Yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler dikkate alındığında, 926 Sayılı Yasanın 112/4. maddesi metninde yer alan “durumları yukarıdaki fıkralar hükümlerine uyanlar” ibaresinden maddenin 1., 2. ve 3. fıkralarının tamamının anlaşılması gerekmektedir. Bu nedenle mahkemece, davalının, mecburi hizmet süresini tamamlamadan ilişiğinin kesilmiş olması nedeniyle söz konusu maddenin 1. fıkrasında düzenlenen durum kapsamında bulunması karşısında, davalının yurt dışında bulunduğu süre içerisinde kendisine yapılan masrafların 4 katı cezai şarttan sorumlu tutulması (yurtdışı eğitim tutarları noksan hizmet süresine orantılanmalı)gerektiği dikkate alınmadan, 926 Sayılı Yasanın 112/4. maddesinin sadece 3. fıkranın (a) ve (b) bentlerine atıf yaptığı, davalının durumunun da bu bentlerin kapsamına girmeyeceği, davalının cezai şarttan sorumluluğu bulunmayacağı gerekçesiyle hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirir.
5-Yukarıda açıklanan bozma nedenlerine göre davacının diğer temyiz itirazlarının reddine ,davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1), (2), (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına, (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, (5) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine bozma sebebine davalının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 6100 sayılı HMK’nin geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK’nin 440.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11/02/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.