Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2020/4971 E. 2021/1789 K. 22.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/4971
KARAR NO : 2021/1789
KARAR TARİHİ : 22.02.2021

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın davalı … mirasçıları yönünden kabulüne davalı … yönünden reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalılar …, …, … ve … tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı, avukat olduğunu, (dava sırasında ölen) davalı …’ın davalı …’in vekili olarak 62 adet taşınmazı hakkında ortaklığın giderilmesi davası açılması için kendisine vekalet verdiğini ve ücret sözleşmesi tanzim ettiklerini, ancak sonradan 20 adet taşınmaz hakkında dava açılmasından vazgeçildiğini ve kalan 42 adet taşınmaz hakkında takip edilecek dava için ücretin 21.000 TL olarak sözlü anlaşma yapıldığını, dava görülürken davalı İsmetin diğer davalıyı vekillikten azlettiğini, bu azil ile kendisinin de vekilliğinin sona erdiğini, en başta kendisine 7.000 TL ödeme yapıldığını, bakiye 14.000 TL vekalet ücreti alacağı olduğunu, ilamsız icra takibi başlattığını fakat davalıların haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek davalıların takibe vaki itirazının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Yargıtay 20. Hukuk Dairesi’nin yargı yeri belirlemesine göre davanın davalı … mirasçıları yönünden kabulüne davalı … yönünden reddine karar verilmiş hüküm davalı …, …, … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalıların aşağıdaki bentlerin dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava vekalet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkindir.
Mahkemece her ne kadar başlangıçta davacıya 7.000 TL ödendiği kabul edilerek davalı … mirasçıları yönünden davanın kabulüne karar verilmiş ise de davacı ile müteveffa …’e vekaleten davalı … ile imzalanan 19/03/2012 tarihli adi yazılı avukatlık ücret sözleşmesinde 19/03/2012 tarihinde 30/04/2012 tarihli 11.000 TL’lik çek alındığı yazılı olup, her ne kadar çekin tahsil edildiği belirtilmiş olmasa da çekin ödeme aracı niteliği gereği bu miktar kadar ödeme yapıldığının kabulü gerekir. Mahkemece bu husus dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenle temyiz eden davalıların sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın temyiz eden davalılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK’nın geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK’nın 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 22/02/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.