YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/8173
KARAR NO : 2021/2111
KARAR TARİHİ : 02.03.2021
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki maddi tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda; davanın kabulüne yönelik olarak verilen hüküm, davalı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; duruşma günü olarak belirlenen 02/03/2021 tarihinde davacı vekili Av. … ile davalı Koruma Klor Alkali San. ve Tic. A.Ş. vekili Av. … geldiler. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00’e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, çiftçi olduğunu, …altı Köyünde bulunan 125,131, 133,137,144,152,643,645,646,648,649 parsellerin sahibi ve kiracısı olduğunu, bu parsellerde ektiği şeker pancarı ürünü için davalı kooperatiften 2013 yılı üretim sezonunda diğer davalı şirket tarafından üretilen …. adlı ilacı satın aldığını ve kullandığını, bunun sonrasında ürününün sararmaya ve akabinde kurumaya başladığını, durumu kooperatife ilettiğini ve davalılar bünyesinde çalışan mühendislerin gelip tarlaları incelediğini ve tutanak tuttuklarını, tespit yaptırdığını, tespit dosyasında maddi hata yapılarak zararın 72.266 TL olarak hesaplandığını aslında zararın 164.129,7 TL olduğunu ileri sürerek, uğradığı zararın fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000,00 TL’sinin faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında verdiği 18.03.2016 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 165.618,00 TL’ye yükseltmiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak , davanın kabulü ile, 165.618,54 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş hüküm davalı Korumu Kolar Alkalı San. ve Tic. A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 50.000,00 TL’nin tahsilini istemiş, yargılama aşamasında 18.03.2016 tarihli dilekçesi ile talebini ıslah
suretiyle arttırarak, toplam 165.618,54 TL’ye çıkartmıştır. Kısmi ıslah halinde ıslah edilen kısma ıslah tarihinden itibaren faiz talebinde bulunulabilir. Mahkemece, bu yön göz ardı edilerek kabul edilen alacağın tamamına dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ: Yukarda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün birinci fıkrası hükümden çıkarılarak yerine “Davacının davasının kabulüne, 165.618,54,00 TL’nin 50.000,00 TL’sinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, 115.618,54 TL’sinin ıslah tarihi olan 18.3.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine” cümlesinin yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 3.050,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK’nın Geçici Madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK’nın 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02/03/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.