YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/936
KARAR NO : 2020/5742
KARAR TARİHİ : 19.10.2020
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, davalı kurumun 2014 yılı ağustos ayına ilişkin olarak Beyin ve sinir cerrahi kliniği hastaları için düzenlenen sağlık hizmet faturalarında haksız kesintiler yaptığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı olmak üzere 54.008,00 TL ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, 50.835.54.-TL davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir .
HMK’nın 266.maddesi hükmüne göre; Çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren konularda bilirkişi oy ve görüşünün alınması zorunludur. Genel hayat tecrübesi ve kültürünün sonucu olarak herkes gibi hâkimin de bildiği konularda bilirkişi dinlenmesine karar verilemeyeceği gibi, hâkimlik mesleğinin gereği olarak hâkimin hukukî bilgisi ile çözümleyebileceği konularda da bilirkişi dinlenemez. Her hâlde seçilecek bilirkişinin mesleği itibarıyla konunun uzmanı olması gerekir. Bilirkişi raporu, kural olarak hâkimi bağlamaz. Hâkim, raporu serbestçe takdir eder. Hâkim, raporu yeterli görmezse, bilirkişiden ek rapor isteyebileceği gibi gerçeğin ortaya çıkması için önceki bilirkişi veya yeniden seçeceği bilirkişi vasıtasıyla yeniden inceleme de yaptırabilir. Bilirkişi raporları arasında çelişki varsa hâkim çelişkiyi gidermeden karar veremez.
Somut olayda, SGK uzmanı, hukukçu ve Sayıştay emekli uzman denetçisi olan üç bilirkişinin hazırladıkları bilirkişi kurulu raporuna davalı tarafından nedenleri açıklanarak itiraz edilmiş, mahkemece itirazın karşılanması sağlanmaksızın anılan bu rapor hükme dayanak alınmıştır.
Anılan raporu hazırlayan bilirkişiler, konunun uzmanı olmadıkları için sundukları rapor tereddütlü ifadeler içermektedir ve uyuşmazlığı aydınlatıcı nitelikte değildir.
O halde, mahkemece; önceki bilirkişiler dışında oluşturulacak üç kişilik uzman bilirkişi kurulundan (içinde beyin ve sinir cerrahi uzmanı doktor bilirkişinin de bulunduğu), uyuşmazlığı aydınlatan, itirazları da karşılayan, taraf ve Yargıtay denetime elverişli rapor alınmak suretiyle, varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken; uzman bilirkişi tarafından hazırlanmayan, itiraza uğrayan bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüş, bu konu bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün HUMK’nın 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 6100 sayılı HMK’nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK’nın 440.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19/10/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.Başkan