Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2020/9603 E. 2021/9647 K. 06.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/9603
KARAR NO : 2021/9647
KARAR TARİHİ : 06.10.2021

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraflarca temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı; davalının 20/05/2009 tarihli 200 çuval un bedeli olan 9.494 TL fatura borcunu ve 17/06/2009 tarihli 365 çuval un bedeli olan 14.008,70 TL fatura borcunu ödemediğini, davalı hakkında başlatılan icra takibinin itiraz üzerine durduğunu, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek; icra takibine yapılan itirazın iptalini ve davalının icra inkâr tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
Davalı; 9.494 TL fatura bedelinin dava dışı … tarafından ödendiğini, ödeme belgelerinin dilekçesine ekli olduğunu, 14.008,70 TL fatura bedelinin ise 09 UL 474 plaka sayılı aracın borca takas edilmesi suretiyle ödendiğini, davacıya herhangi bir borcunun kalmadığını savunarak, davanın reddini ve davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulüne, icra takibinin 13.506,70 TL asıl alacak üzerinden devamına, bu değer üzerinden hesaplanacak icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, reddedilen 9.996 TL üzerinden hesaplanacak %40 oranındaki kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere, özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre; davalının tüm, davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2) İcra İflas Kanunu’nun 67/2. maddesi uyarınca itirazın iptali davasının kısmen veya tamamen reddi halinde, borçlu lehine kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesi için icra takibinin haksız olmasının yanında takip alacaklısının kötü niyetli olması gerekir. Alacaklı icra takibi başlatmakta kötü niyetli değil ise aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilemez.Somut olayda; davacının (takip alacaklısı) icra takibinde kısmen haksız olduğu anlaşılmışsa da kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından davalının tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle davalı lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK’nın 438/7. maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm, davacının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 4. bendinin çıkarılarak yerine ” 4- Davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine,” bendinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, istek halinde peşin alınan 54,40 TL temyiz harcının davacıya iadesine, 692 TL bakiye temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, 6100 sayılı HMK’nın Geçici Madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK’nın 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 06/10/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.