Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2021/14 E. 2021/11024 K. 08.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/14
KARAR NO : 2021/11024
KARAR TARİHİ : 08.11.2021

MAHKEMESİ : … 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen alacak davasının reddine dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davacı tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen kararın, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı; murisleri ….an intikal eden hisselerinin satışı için … 13. Noterliğinin 08/10/2009 tarihli ve 19107 yevmiye nolu vekaletnamesi ile davalıyı vekil tayin ettiğini, davalının bir kısım hisseleri satarak parasını aldığı halde ödeme yapmadığını, ayrıca davalının bir kısım hisseleri ise annesine satış gösterip üzerine geçirmek suretiyle vekalet görevini kötüye kullandığını ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, şimdilik 10.000 TL’nin satış tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 06/06/2016 tarihli ıslah dilekçesini ile talebini 203.443,39 TL’ye artırmıştır.
Davalı, davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
Bölge adliye mahkemesince; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile 95.215,29 TL alacağın 10.000 TL’sinin dava tarihinden, bakiye kalan 85.215,29 TL’sinin ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı bilgi ve belgelere, özellikle temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre, davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- 6098 sayılı TBK’nın 508 inci maddesinin ikinci fıkrasında hüküm altına alınan “Vekil, vekâlet verene tesliminde geciktiği paranın faizini de ödemekle yükümlüdür.” düzenlemesi gereğince; vekil, vekaleten yaptığı satış nedeniyle almış olduğu satış bedelini derhal vekalet verene ödemek zorundadır. Eş söyleyişle, vekaleten yapılan satış tarihinde
temerrüt oluştuğundan, ayrıca vekalet verenin vekili temerrüde düşürmesine gerek bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca bölge adliye mahkemesince; davalı vekilin, satışını yaptığı taşınmazlar nedeniyle elde ettiği parayı vekalet verene teslimde geciktiği günler için faiz ödemekle yükümlü olduğu gözetilerek, hüküm altına alınan alacağın taşınmazların satıldığı tarihten işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle alacağın dava ve ıslah tarihlerinden işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiş olması, usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, bölge adliye mahkemesi kararının düzeltilerek onanması HMK’nın 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının dördüncü bendinde yer alan “…10.000,00 TL’si için dava tarihi olan 23.12.2014 tarihinden, 85.215,29 TL’si için ıslah tarihi olan 06.06.2016 tarihinden…” ifadesinin çıkartılarak yerine “taşınmazların satıldığı 23/11/2009 tarihinden” ifadesinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de bölge adliye mahkemesine gönderilmesine, 08/11/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.