YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/297
KARAR NO : 2021/2294
KARAR TARİHİ : 04.03.2021
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraflarca temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı; davalılarla ortak mirasçısı oldukları …’a bakılması nedeniyle dava dışı … tarafından açılan bakım ücretine yönelik alacak davası sonucunda davanın kısmen kabulüne, 24.454,26 TL’nin mirasçılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verildiğini, mahkeme kararının icraya konulması nedeniyle 2013/6 sayılı satış dosyasındaki parasından haciz yoluyla 34.715,46 TL’nin tahsil edildiğini, böylece hükmolunan bedelin tümünün tarafınca ödenmek zorunda kaldığını, davalıların hissesine düşen bedelin tahsili için davalılar aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalıların icra takibine itiraz ettiğini belirterek; itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar Dilek, İbrahim ve Bekir; dava dışı alacaklı ile karşılıklı ibralaştıklarını, kendilerinin borcu kalmadığını, davacının kendilerine ait bedel ödemediğini savunarak, davanın reddini istemişlerdir.
Davalı …, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece; davacının kendi payını aşan ödeme yaptığı, ancak davalılar Dilek, İbrahim ve Bekir ile dava dışı alacaklı arasında düzenlenen 27/12/2012 tarihli belge ile alacaklının takipten vazgeçip davalıları ibra ettiği, bu nedenle davacının bu borçlulara karşı rücu hakkını kullanamayacağı, davalıların sorumluluğunun bulunmadığı, davalı … yönünden itirazının haklı olmadığı, ödendiği belirtilen 5.000 TL’nin ise gerekçe yazımı sırasında fark edildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile takip dosyasında borçlu
…’in 11.571,82 TL alacağa vaki itirazının iptali ile, borçlu … bakımından takibin bu alacak miktarı üzerinden devamına, borçlu Hatice’nin faize itirazının iptali ve diğer borçlular … ve …’in borca ve faize itirazlarının iptali talebinin reddine, davacı yararına icra inkar tazminatının davalı …’den tahsiline dair verilen hüküm, davacı vekili ve davalı … tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece verilen 27/09/2018 tarihli ve 2016/22610 Esas 2018/9152 Karar sayılı ilamla, davalı …’in temyiz isteminin süre yönünden reddine, davacı temyizi yönünden ise; dava dışı alacaklı … ile davalılar … arasında imzalanan 27/12/2012 tarihli ibra belgesinin davalıları sorumluktan kurtarmayacağı, payından fazla ödeme yapan davacının durumunu ağırlaştıramayacağı gerekçesiyle, bozulmuş davalı …’in karar düzeltme istemi üzerine, Dairece verilen 18/09/2019 tarihli ve 2018/7620 Esas 2019/6860 Karar sayılı ilamla; davalı …’e yapılan tebligatın usulüne uygun olmadığı, bu nedenle tebliğ tarihinin davalının öğrendiği tarih olarak kabulü ile davalının temyiz talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken zuhulen temyiz isteminin süreden reddine karar verildiği gerekçesiyle davalının karar düzeltme isteminin kabulüne karar verildikten sonra; davalı … tarafından … İcra Dairesinin 2012/3868 Esas sayılı icra dosyasına ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılıp, bu hususun değerlendirilmesi suretiyle karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, hükmün bu nedenle de bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulü ile … İcra Müdürlüğünün 2014/1569 Esas sayılı takip dosyasında borçlu …’in 6.571,82 TL, borçlu …’in 1.928,63 TL, borçlu …’in 1.928,63 TL borçlu …’ın 1.928,63 TL alacağa vaki itirazlarının iptali ile borçlular bakımından takibin bu alacak miktarı üzerinden devamına, borçlular Hatice, Bekir, Dilek ve İbrahim’in borca ve faize itirazlarının iptali talebinin reddine ve davalılar aleyhine icra inkar tazminata karar verilmiş; hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1)Davalılar …, … ve …’in temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5219 ve 5236 sayılı yasalar ile HUMK’nun 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 01.01.2020 tarihinden itibaren 3.920 TL’ye çıkarılmıştır.
Hüküm, karar tarihi itibariyle kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi 01/06/1990 tarihli ve 1989/3 Esas 1990/4 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kurulu Kararı uyarınca Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebilir. Bu nedenle davalılar … yönünden davanın kısmen kabulüne ilişkin hüküm, miktar açısından kesin nitelikte olmakla davalıların temyiz isteminin reddi gerekir.
2)Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacının ve davalı …’in sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
3)Dava, murisin bakımından kaynaklanan alacak miktarının fazla ödenmesine ilişkin rücuen diğer mirasçılardan tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemidir.
Mahkemece, davalılar … yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmesine rağmen hüküm fıkrasında “Borçlular Hatice, Bekir, Dilek ve İbrahim’in borca ve faize itirazlarının iptali talebinin reddine,”şeklinde yazılması infazda tereddüde neden olabilecek niteliktedir. Mahkemece, talep gibi ve gerekçede açıklandığı üzere infazda tereddüt yaratmayacak şekilde itirazın iptaline ilişkin hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK’nın 428/7. maddesi hükmü gereğidir. SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalılar İbrahim, Bekir ve Dilek yönünden temyiz istemlerinin reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle davacı ve davalı …’in sair temyiz itirazlarının reddine, üçüncü bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan “Borçlular Hatice, Bekir, Dilek ve İbrahim’in borca ve faize itirazlarının iptali talebinin reddine,” cümlesinin çıkartılarak yerine “Fazlaya ilişkin talebin reddine” cümlesinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan temyiz harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 6100 sayılı HMK’nın geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK’nın 440.maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 04/03/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.