Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2021/4208 E. 2021/13588 K. 23.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4208
KARAR NO : 2021/13588
KARAR TARİHİ : 23.12.2021

MAHKEMESİ : … 5. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen itirazın iptali davasının reddine dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; tarafların istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik olarak verilen kararın, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacılar, murisleri … ve davalı arasında 02/07/2013 tarihli sulh protokolü ve eki olan 02/07/2013 tarihli muvafakatname başlıklı belgeler karşılıklı olarak imzalandığını, iş bu belgelerin Avukatlık Kanunu 35/a gereğince ilam niteliğinde olduğunu,protokolün 6. maddesinde tarafların bu protokol hükümlerine aykırı hareket etmeleri durumunda birbirlerine 30.000,00 USD cezai şart ödemeyi kabul ve taahhüt eder hükmü yer aldığını, davalının protokol hükümlerine aykırı davranması nedeni ile … 3. İcra Müdürlüğü’nün 2016/7916 Esas sayılı dosyası ile 30.000,00 USD’lik bedelin talep edildiğini davalının borca itiraz ettiğini ve takibin durduğunu belirtilerek itirazın iptali ile takibin devamına davalının %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
İlk derece mahkemesince; davanın reddine dair kararın taraflarca istinaf edilmesi üzerine bölge adliye mahkemesince; tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; hüküm, süresi içinde taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, davacıların murisi ile davalı arasında yapılan 02/07/2013 tarihli sulh protokolü ve eki muvafakatname gereği cezai şart bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı,itirazın iptali davasında alacaklının takibinde haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek davanın reddi ile davacılar aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince davalının kötüniyet tazminat talebi ile ilgili istinaf talebini değerlendirme gerekçesinde; İİK m. 72/5 gereğince borçlunun açmış olduğu menfi tespit ve istirdat davasında alacaklının yaptığı takipde haksız ve kötü niyetli olduğunun anlaşılması halinde borçluya %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı düzenlendiği, bu davanın İİK m.72/5 kapsamında borçlu tarafından açılmış bir dava olmadığından icra inkar tazminat talep şartları oluşmadığı,ilk derece mahkemesince bu konuda bir karar verilmemesinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davalının istinaf talebi reddedilmiştir.
Oysa ki, İ.İ.K’nin 67/2. maddesinde itirazın iptali davasında alacaklının takibinde haksız ve kötü niyetli olması halinde alacaklı aleyhine tazminata hükmedileceği hükme bağlamaktadır. Anılan kanun hükmü uyarınca borçlu davalı lehine tazminata hükmedilebilmesi için davacı alacaklı tarafından yapılan icra takibinin haksız olmasının yanı sıra takibin kötü niyetle yapılması şarttır. Eldeki davada davacının kötüniyetli olduğu ispat edilemediği,davacının kötü niyetinden söz edilemeyeceği ve onun aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilemeyeceğinden ilk derece mahkemesince,bu konuda bir karar verilmemesinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davalının istinaf talebi reddedilmesi gerekirken az yukarıda belirtilen hatalı gerekçe ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararının düzeltilerek onanması, HMK’nin 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle tarafların sair temyiz itirazlarının REDDİNE, ikinci bentte açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesi yönünden 6100 sayılı HMK’nin 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek ONANMASINA, peşin alınan temyiz harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de bölge adliye mahkemesine gönderilmesine, 23/12/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.