Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2021/4492 E. 2021/13038 K. 15.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4492
KARAR NO : 2021/13038
KARAR TARİHİ : 15.12.2021

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik olarak verilen karar, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, davalı aleyhine Büyükçekmece 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/100 esas 2011/817 karar sayılı dosyası ile açtığı tapu iptal tescil davasının kabulüne karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, buna göre … 222 ada 3 parselde kayıtlı gayrimenkulde 6/72 hissenin sahibi olduğunu, bu mahkeme kararının infaz edilebilmesi için tüm emlak vergilerinin ödenmesi ve belediyeden borcu yoktur yazılı rayiç bedelin alınmasının istendiğini, davalı taraf ile irtibata geçildiğini, ancak kendi adına olan emlak vergilerini ödemeyi reddettiğini, bunun üzerine dava konusu parselde kayıtlı gayrimenkulde davalıya isabet eden hissenin emlak vergilerinin tamamının kendisi tarafından ödendiğini, bu ödemenin tahsili amacıyla davalı aleyhine Büyükçekmece 2. İcra Müdürlüğünün 2014/2149 esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, ancak davalının haksız olarak itiraz ettiğini beyanla itirazın iptaline ve takibin devamına, %20’den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş olup, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre, davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, açmış olduğu tapu iptal-tescil davasında lehine karar verilen taşınmaz hissesinin tapuya tescili için, davaya konu taşınmazın vergi ve harç masraflarının, davalı payına düşen kısmının kendisi tarafından yatırıldığı gerekçesi ile davalı payına düşen vergi
ve harç miktarının tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemi ile eldeki davayı açmıştır. Davalı, vergi ödemelerinin net olmadığını, vergi dairesine ödenen miktarın tarafından hangi oranda talep edildiğini ve diğer hissedarlara hangi oranda rücu edildiğinin net olmadığını, talep edilen rakamların fahiş olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece verilen ilk karar Yargıtay (kapatılan) 13. Hukuk Dairesi’nin 2017/1627 E. 2019/12302 K. sayılı ilamı ile; alınan bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de, davacının talep ettiği ve 05/02/2014 tarihinde ödenen 19.673,28 TL tutarındaki harcın, tapu iptal ve tescil davasında davacı adına tesciline karar verilen 6/72 oranındaki hissenin, tapuya tesciline ilişkin tapu harcı olup olmadığı ya da bu harcın hangi işlemlerin karşılığı olarak alındığı ve bu harcın mükellefinin kim olduğu tapudan sorularak, gerekirse tarafların hissesine düşen oran üzerinden değerlendirme yapılarak ve yine gerekirse bilirkişiden ek rapor alınarak, tarafların paylarına düşen harç miktarı belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararı bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyulmuş olup, Tapu sicil Müdürlüğüne müzekkere yazılmış; dava konusu tapu harcının kim tarafından yatırıldığı, davacının hissesine karşılık yatıp yatmadığına dair evraklar istenilmiş ancak gelen cevabi yazıda dava dışı …’e ait yani dava konusu olmayan belgelerin gönderildiği anlaşılmıştır. Mahkemece gelen evrakların ek rapor için bilirkişiye gönderileceğine dair ara karar kurulmuş ancak hakim değişikliği sonrası gelen yanlış evraklar üzerinden bilirkişi incelemesi yaptırılmadan ilk karar gibi hüküm tesis edilmiş böylece bozma gereği yerine getirilmemiştir. Bozma kararına mahkemece uyulmasına karar verildiğinde, bozma kararında gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yapmak ve o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. Hal böyle olunca, davacı tarafça yatırılan tutarlar yönünden Mahkemece bozma gereği yerine getirilmemiş olup, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK’nın geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK’nın 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 15/12/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.